Sembolist Akım
Sembolist Resim Akımı'nın Yabancı Ressamları (kronolojik sırayla)


Gustav Klimt (1862-1918)

Avusturyalı sembolist ressam. Viyana “Secession” grubunun önemli üyelerindendir. Tablolarının yanı sıra duvar resimleri, eskizleri ve diğer eserleriyle de tanınır. Klimt’in birincil resim konusu kadın bedenidir ve eserlerinde ince dekoratif süslemelerle beraber zarif bir erotizm göze çarpar. Yerleşmiş gelenekleri hiçe sayan Avusturyalı Gustav Klimt, Viennese Secession ve Art Nouveau akımını önemli bir şekilde etkileyip çocukluk yıllarının yoksulluğunu yenmiştir. Klimt, sanat özgürlüğünü temsil eden geleneksel kültürden gelen sembollerden de faydalanmıştır. Art Deco ve Modernizm akımları için altyapıyı oluşturan Klimt’in yaratıcı etkisi günümüzün sanat, dekorasyon ve mücevherat alanında hâlâ etkisini sürdürmektedir. Bir Viyana banliyösünde altın gümüş oymacısının oğlu olarak dünyaya gelen Klimt, 1882’de kardeşi Ernst ve arkadaşı Franz Matcsh ile birlikte kendine ait bir atölye açmıştır. Mesleki eğitimini bitirdikten sonra geleneksel kültürden gelen sanat özgürlüğünü vurgulayan sembollerle yeniden doğuş, aşk, ölüm ve şehveti tasvir eden çalışmalar yapmıştır. Duvar resimlerinde uzmanlaşarak tiyatrolardan, müzelerden ve kamu kuruluşlarından gelir elde etmişlerdir. 1888’de Avusturya İmparatoru I. Franz Josef tarafından liyakat madalyasıyla ödüllendirilen Klimt, 1892’de hem babasını, hem de kardeşi Ernst'i kaybetti. Aynı sıralarda tanıştığı genç moda tasarımcısı Emilie Flöge, Klimt’e hayatının sonuna kadar eşlik edecekti. 1894’te Klimt, Viyana Üniversitesi’nin büyük salonunun tavanını süslemekle görevlendirildi. Klimt’in 1900-1903 arasında tavan için sunduğu “Medizin” (Tıp), “Philosophie” (Felsefe) ve “Jurisprudenz” (Hukuk) adındaki üç resim, üniversite yetkililerince fazla “radikal”, “karamsar” ve “pornografik” bulundu ve resimler tavana asılmadı. Büyük hayal kırıklığına uğrayan Klimt, bir daha devlet için iş yapmama kararı aldı. Bu arada “Philosophie”, 1900 Uluslararası Paris Fuarı’nda altın madalyaya lâyık görüldü. (Bu üç resim, birkaç kez el değiştirdikten sonra 1943’te Viyana’nın kuzeyindeki Immendorf Kalesi’ne getirilmiş, 1945’te Avusturya’dan çekilen Nazilerin çıkardığı yangında yok olmuşlardır). Gustav Klimt’in “Su Yılanları” dizisi onun nakışlı alanlar, büyüleyici altın tonları ve erotik dürtü unsurlarını içermektedir. Eserleri; Eski Mısır, Klasik Yunan, Bizans ve Ortaçağ tarzlarının bir paletidir. Öldüğünde bitmemiş sayısız çalışması olmasına rağmen onlara olan yüksek fiyat talebi, arkasında bıraktığı sağlam mirası göstermektedir. Eski Yunan, Eski Mısır ve tarih boyunca anaerkil yaşayan dünyadaki yöresel kültürler yılanı, toprağın kutsal dişiliğinin sembolü olarak görürler. Yılan, ilk çağlardaki dişiliğe olan yakınlığı temsil eder. O nedenle de doğurganlık ve cinsellik simgesidir. Yılan, tek başına cinselliği temsil etmez, bu yanlış bir fikirdir. Aksine birleşme ve yaratılışı arayan başlıca yaşam gücünü simgeler. Fakat Klimt’in 1907 yılında yaptığı bu resminde adını kullandığı yılan, cinsellikle ilgilidir ve bu resim açıkça kadın ve cinsellik resmidir. Gustav Klimt’in ünlü yağlıboya eseri “Anne ve Çocuk” ise 1905 yılında yapılmıştır. Sanatçı bu resmiyle ilgili; “Resim yapabiliyorum. Buna kendim  inanıyorum, başka arkadaşlarım da buna inandıklarını söylüyorlar. Ama bunun gerçek olup olmadığından emin değilim” demiştir. Bu resim, bir annenin ebedi sevgisinin coşkun bir kutsanışını ifade eder. Çiçekler mozaiğinin ve ışıklı süslerin ortasındaki annelik içeriği hassas bir biçimde resmedilmiştir. Modernist ve Art Deco akımlarının atası olan Klimt, sembolist resimlerden ve edebiyattan esinlenmiştir. Onun resme olan bağlılığı “Bana baktıklarında anlamak için özel bir şey yoktur. Her gün sabahtan akşama figürler, manzaralar, nadiren de portreler resmeden bir ressamım” dediğinden anlaşılmaktadır. Onu anlamak için resimlerinde “Kim ki bir sanatçı olarak hakkımda bir şey bilmek ister, resimlerime dikkatlice bakmalı, onlarda kim olduğumu ve ne yapmak istediğimi anlamalı” ifadesi vardı. Klimt, 20.yüzyılın başlarının yenilikçi ve tartışmalı sanatçılarından biriydi. Eserlerinde birçok altın ve gümüş renk kullanmıştır. Klimt’in olgun tarzı, zengin dekoratif düzey ile sembolizm ve kinayeyi sık sık erotik içerikle birleştirmiştir. Klimt, 1908-1913 yılları arasında Prag, Dresden, Münih, Venedik, Roma ve Budapeşte’de pek çok sergi ve bienale katıldı, 1911’de “Ölüm ve Yaşam” adlı eseriyle Roma Dünya Fuarı’nda birincilik ödülü aldı. 1909-1911 arasında, mimar dostu Josef Hoffmann’ın Brüksel'de yaptırmakta olduğu “Stoclet Palais” adlı villanın duvar süslemelerini yaptı. Klimt, 6 Şubat 1918’de beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti ve Viyana’daki Hietzing mezarlığına gömüldü.


Kaynak: Wikipedia The Free Encyclopedia 
 
ISTANBUL
Reklam
 
 
 
 
 
 
Bugün 30 ziyaretçi (119 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=