Marküteri

Marküteri

 

Marküteri, Antik Mısır’da Kleopatra’nın sarayını, Rönesans döneminde Avrupa’yı, Osmanlı döneminde de sarayları süsleyen ahşap sanatıdır. Farklı renk ve özellikteki ahşap kaplama levhalarının yan yana getirilmesiyle elde edilen, Eski Mısırlıların kendilerine özgü geliştirdikleri bu ahşap sanatına “Marqueterie” (Marküteri) adı verilmiştir. Kapı, zemin, duvar süslemeleri gibi klasik sanat uygulamalarında adı geçen “Marküteri Sanatı”, günümüzde modern bir akım, sanatsal değeri olan görsel unsurlarla ele alınmalıdır. Bu bağlamda marküteri sanatını anlatmak, modern anlamda aktarmak, insanları bilgilendirmek düşüncesiyle bu konu irdelenmiştir.

Marküterinin Tarihçesi

Marküteri sanatının geçmişi Antik Mısır dönemine kadar uzanmaktadır. Ahşap kaplamaların yan yana getirilip birleştirilmesiyle elde edilen bu ahşap sanatı, önceleri basit uygulamalar şeklinde uygulanmaktaydı. Özellikle Mısır’da Kleopatra’yı memnun etmek isteyen sanatkârlar, onun zevkine uygun çalışmalar da yapmak zorundaydı. Kleopatra’yı memnun etme arayışları sonucunda, Mısırlı bir sanatkâr, mobilya yüzeyleri üzerinde uyguladığı ahşap yüzeyi denemeleri ile Kleopatra’nın beğenisini kazanmıştır. Adı bilinmeyen Mısırlı bu sanatkâr sayesinde, çeşitli ahşap kaplamaların yan yana getirilmesiyle oluşan “Marküteri Sanatı”nın ilk tohumları da atılmıştır. Mısırlılarla başlayan bu sanat, ardından Fransa, daha sonra da XV. yüzyılda Avrupa ve Asya’ya yayılan modern bir sanat haline gelmiştir. Bu sanat uygulamaları birçok atölyede özellikle Fransa’da el işçiliği ile birlikte uzun yıllar devam ettirilmiştir.

Osmanlı döneminde de varlığını sürdüren, “Saray Sanatı” olarak da adlandırılan marküterinin, Fatih Sultan Mehmet tarafından da uygulamaları yapılmıştır. Tarihimizi aktaran geleneksel yapılarımızdan cami, saray, köşk ve yalılarda kendini gösteren marküteri sanatı, günümüzde iyiden iyiye unutulmaya başlanmıştır.

XIV. yüzyılda Fransızların bu sanatı benimsemesi, önem vermesi sayesinde marküteri sanatı gelişme göstererek günümüzdeki durumuna gelmiştir. Fransızlar, farklı tür ve renkteki çeşitli ağaç kaplama levhalardan sıklıkla yararlanarak marküteriye farklı bir boyut kazandırmışlardır. Mobilya yüzeyleri ile sınırlı kalmayıp, kapı göbekleri, duvar kaplamaları gibi donatım elemanlarında marküteri uygulamasını devam ettirmişlerdir. Daha sonraki yıllarda önem kazanan bu sanat dalına farklı bir boyut katmak isteyen sanatkârlar sayesinde kaplamalar boyanmaya başlamıştır. Marküterilere canlılık kazandırılması düşüncesi ile boyanan kaplamalar ilk başlarda oldukça beğenilmiştir. Zamanla boya işlemi gören marküteri, yüzeylerde solgunluk yaratması ve boyaların renk değiştirmeye başlaması nedeniyle uzun ömürlü olamamıştır.

Fransa’da verimli bir dönem geçiren bu sanat özellikle Rönesans dönemiyle birlikte en parlak dönemini yaşamıştır. Dîni yapı, iç mekân, mobilya gibi çevrelerde farklı bir anlayış, gösterişin yanı sıra bulunduğu ortama zengin bir görünüm vermiştir. Özellikle mobilya yüzeylerinde görülen oymalı, girintili, çıkıntılı, ince kaplama motifleri dönemin oldukça ilgisini çekmiştir. Bu dikkat çekicilik öncelikle Paris Louvre ve Versailles gibi saray yapılarında ardından saray çevresi ve varlıklı ailelerin, aristokrat sınıfın konutlarında da görülmeye başlanmıştır. Özellikle bütün mobilyaların farklı tekniklerle süslenmesinde dönemin ünlü marküteri ustası Charles Andre Baulleun’un etkisi büyüktür. Önce çiçek motiflerini, ardından ünlü ressamların eserlerini yüzeylere aktaran yine Fransızlardır. Siparişleri yetiştiremez hale gelen sanatkârlar, üst üste yerleştirerek kesme yöntemiyle bir nevi seri üretimi geliştirmişlerdir.

1950’li yıllara gelindiğinde önemini yitiren marküteri sanatına İngiltere’de kurulan Markiz sanatçılar derneği sahip çıkarak, devam ettirmiştir. Markiz sanatçılarının yaptığı çalışmalar sonucunda, marküteri işçiliği duvar yüzeylerinde ağırlık kazanmaya başlamıştır. Sadece Fransa’da gelişmekle kalmayıp tüm Avrupa’ya hatta Asya’ya yayılan bu sanat, İslâmiyet’te resmin yasak olmasından dolayı uzun bir süre yazı gibi motifler kullanılmıştır. Günümüzde bu işi meslek olarak edinen çok az sayıda firma dışında severek yapan çok az usta kalmıştır.

Marküteri Yapımı

İlk dönemlerde yöresel ağaç türleri kullanılarak yapılan marküteri, zamanla çeşitli ağaç kaplama levhanın kullanılması ile malzeme imkânını genişletmiştir. Özellikle Afrika, Hindistan gibi ülkelerden getirilen ince ağaç kaplama levhaları ile de çeşitliliğini arttırmıştır. Kavak, ıhlamur, dişbudak, huş, akçaağaç, armut, çam, şimşir, tik, dut, meşe, limon, audre, ladin, sedir, kiraz, gürgen, çınar, elma, gül, maun, ardıç, ceviz, karaağaç, kestane, fındık, abanoz, zeytin gibi ağaç kaplama levhaları başlangıcından günümüze kullanılmaya devam edilmektedir. Klasik bir unsur olarak görünen marküteri, aslında modern mobilya yüzeylerinde uygulanabilirliği oldukça yüksek bir süsleme öğesidir. Son dönemlerde ithal mobilyaların üzerinde az da olsa marküteri işçiliği görmek de mümkündür. Dikkat çekici özelliği bulunan marküteriyi en azından sanatsal açıdan ele alarak değerlendirmek gereklidir. Günümüz koşullarında marküteri yapmak artık oldukça kolaylaşmıştır. Marküteri genellikle klasik mobilyalarda görünenin aksine modern panolara da dönüşebilmektedir. Bu çalışmalar masa ve sehpa üzerinde, dolap veya çekmece kapakları da olabilmektedir.

Marküteri Uygulaması İçin Gerekli Olan Malzemeler;

•          Çeşitli ahşap kaplamalar (farklı desen ve renklerde),

•          Dekupaj makinesi ya da maket bıçağı,

•          Yapıştırıcılar (beyaz tutkal, pembe tutkal),

•          Pres makinesi,

•          Kâğıt bandı,

•          Desen çizilmiş kâğıtlar (istenilen bir model),

•          Mat cila.

Marküteri Uygulama

Biçimleri:

Tek Renk Kaplama Uygulaması

Tek renk ile yapılacak çalışmada önemli olan unsur, tek renk özelliği bulunan kaplama ve kaplamanın tonları arasındaki geçişleri sağlayabilmektir. “Tek Renk Kaplama Uygulaması”nda genellikle soyut çalışmaların yapılması önerilir.

Çift Renk Kaplama Uygulaması

İki farklı renk ve tonları arasındaki geçişleri sağlayabilmek gerekir. İki farklı renk ile yapılacak çalışmada önemli olan unsur, iki renk özelliği bulunan kaplamalar ve kaplamanın tonları arasındaki geçişleri sağlayabilmektir.

Çok Renkli Kaplama Uygulaması

Çok farklı renk ve tonları arasındaki geçişleri sağlayabilmek gerekir. Çok farklı renk ile yapılacak çalışmada önemli olan unsur, çok renk özelliği bulunan kaplamalar ve kaplamanın tonları arasındaki geçişleri ışık, gölge ve objeler arasındaki dengeyi kolaylıkla sağlayabilme imkânı vermektedir.

Marküteri Uygulama Yöntemi

Desen tasarımı yapılır ya da isteğe bağlı olarak var olan bir resim üzerinde çalışılarak bir desen elde edilir. Elde edilen desen fotokopi aracılığı ile sayıca çoğaltılır. Desen üzerinde yer alan her bir form ya da yüzey kaplama levhalara göre belirlenir. Belirlenen alanlar kâğıt üzerindeki çizgilerinden kesilir. Kesilen kâğıtlar deseni uygun olan kaplama levhanın üzerine yapıştırılır. Yapıştırma işlemi keserken kâğıdın kaymasına engel olur. Çizgilerinden kesilen kaplama levhalar, daha sonra bir araya getirilir. Altlık olarak elimizde var olan desenin üzerine yerleştirilir. Resim üzerindeki tüm detaylar varsa arka fonu da dâhil bütün yüzeylerde işlemler tekrarlanır. Daha sonra kaplama levhalar üst yüzeylerinden bant ile birbirlerine tutturulur. Kaplama levhalar birbirlerine çok fazla sıkı olmayacak şekilde eklenir. Ardında bantsız kaplama levha yüzeyi altta kalacak şekilde eklenecek olan tablonun üzerine yerleştirilir ve bu şekilde prese verilir. Sıcak presten çıkarılan marküteri biraz havalandırılarak bekletilir. Üzerindeki bantlar yavaşça sökülür, sistire zımparası yapılarak yüzey tamamen kâğıt malzemeden temizlenir. Yüzeyin iyice temizlenmesinden sonra yüzey üzerine yarı mat cila atılarak işlem tamamlanır. Dikkat edilmesi gereken bir işlem ise şu şekildedir. Marküteri yapımında dekupaj ya da kıl testeresinin kalınlığını yok etmek için eğik kesim yapılır, yani ahşap kaplama levhalar birbirlerine alıştırma yapılır, bu yüzden boşluk kalmayacağı için parçalar birbirine tam oturur, ahşaplar iç içe yerleştirilerek yapıştırılır.

Sonuç

Marküteri, farklı renk ve çeşitteki ahşap kaplama levhaların geometrik formlarda kesilerek, öngörülen deseni oluşturacak biçimde yan yana getirilmesiyle oluşturulan, tarihi değeri bulunan önemli bir sanattır. Dünyada ve Türkiye’de zanaat isteyen diğer birçok el sanatında olduğu gibi unutulmaya yüz tutmuş bir sanattır. Günümüzde zanaatsal tarihteki değeri olmadan çok az sayıda usta bu sanatı sürdürmeye devam etmektedir. Bu el sanatı sadece geleneksel değil, çağdaş motiflerin de işlendiği, malzemenin ve işleme tekniklerinin mükemmelliği ile geleceğe aktarılmakta ve günümüzün bazı mekânlarını süslemeye devam etmektedir. Marküteri, sadece dekorasyon amaçlı panolar halinde değil, günlük kullanılan işlevsel mobilyalar üzerinde de uygulama alanı bulmaktadır. Yat iç mekânlarında, yemek masası, tabure, sehpa, gardırop, tablo gibi birçok donanımlarda uygulanabilmektedir. Çağdaş tasarımcılar olarak, modern mobilya yüzeyi ya da görsel uygulamalarımızda marküteri sanatına yer verilmelidir. Tarihi değerini, klasik bir üslup olmaktan çıkarıp modern bir uygulama olarak sürdürmek gerekir.

 

Kaynak

 
ISTANBUL
Reklam
 
 
 
 
 
 
Bugün 30 ziyaretçi (75 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=