Yağlıboya Resim

Yağlıboya Resim


Yağlıboya Resim Nedir?

Yağ esaslı boyalar ile tual üzerine el emeği ile yapılan resimlere “Yağlıboya Resim“ adı verilir.

Yağlıboya Tablo Nedir?

Günümüz teknolojisinde makine ile çoğaltımı olanaksız, tamamıyla el emeği ile bir sanatçı tarafından resmedilmiş birebir eşi olmayan eserlerdir. Zemin olarak canvas tipi tual (yağlıboya emen kalın tual), boyar madde olarak yağlıboya kullanılır.

Yağlıboya Resmin Özellikleri Nelerdir?

  1. Yağlıboya resim daha kalıcıdır.
  2. Renkleri daha parlak ve canlıdır.
  3. Uzun süre dayanaklıdır.

Yağlı Boya Resim Tekniği

Rönesans’tan günümüze kadar en çok uygulanan ve kabul görmüş resim tekniğidir. Yağlı boya tekniği yapım sırasında kısmen hata kabul eden bir tekniktir. İstenmeyen yerler sonradan düzeltilebilir. Yapılan resimler uzun ömürlüdür. Temizlik ve bakımı kolaydır. Yağ (bezir yağı) ve toz boyaların karışımıyla yapılmış boyalara “yağlı boya” denir. Bu karışımın içine katılan diğer maddeler boyanın kalitesini belirlemektedir. Yağlı boyada aranan başta gelen özelliklerden biri renklerin solmaması, diğeri; üzerinde kabuk yapmadan kurumasıdır. Yağlı boya tekniğinde iyi sonuç almak için: resim yapılacak sathın iyi hazırlanmasına, kaliteli boya kullanılmasına, incelticilerin kaliteli olmasına, boya paleti, fırçalar ve resim sehpasının kullanışlı olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca güzel resimler yapmak için çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak kaliteyi de beraberinde getirir.

Yağlıboya Resim ile Suluboya Resim Arasındaki Fark Nedir?

Yağlıboya, kıvamlı bir boya olup kalın tabakalar halinde kullanılır. İstenilen tonlar ilgili boyalar karıştırılarak elde edilir ve neticesinde  bir tabaka oluşturur, tualin üstünde daha bir dolgun görünür. Ayrıca daha tok görüldüğü gibi daha kapatıcıdır. Suluboya ise şeffaf ve ince olduğu gibi su esaslıdır ve su ile inceltilerek istenilen tonlar elde edilir.

Yağlıboya Resimde Kullanılan Malzemeler

  1. Yağlıboya; Genellikle 3 ana renk, 2 nötr boya kullanılır.
  2. Şaseye gerilmiş veya board üzeri canvas tual bezi.
  3. Keten Yağı: Yağlıboyayı inceltmek ve uzun süre parlaklığını sürdürmek için kullanılır.
  4. Terebentin: Fırçaların temizlenmesi için kullanılır.
  5. Tiner: Genel temizlik için kullanılır.
  6. Spatula, fırça, fırça saklama kabı.
  7. Palet: Ahşap veya plastik kullanılır.
  8. Sprey Vernik: Resim bittikten ve uzun süre geçtikten sonra parlaklığın devamı için kullanılır.

Yağlıboya Tablo Nasıl Yapılır ve Yaparken  Dikkat Edilmesi Gerekilen Hususlar Nelerdir?

  1. Şase üzerine çalışılıyor ise, tual gergin olmalıdır.
  2. Tuale çizim yapılırken yetenekten çok bilgiye ihtiyaç vardır. Çizim genellikle pastel boya veya kurşun kalem ile yapılır.
  3. Boyama işlemi öncesi boyalar palet üzerinde karıştırılmalıdır.
  4. Yapılacak tablonun renkleri önceden hazırlanmalı ve yapılacak objenin gölgelendirme alanlarına dikkat edilmesi gerekmektedir.
  5. Boya ile birlikte yağ kullanımı; (boyanın fazla kullanılabilmesi ve daha fazla parlaklık sağlayabilmesi için gereklidir).
  6. Fırça Kullanımı; Fırça elden uzak tutulmalıdır. Böylelikle fırçaya daha fazla hâkim olunabilinir.
  7. Spatula Kullanımı; Birden çok boyayı tualde karıştırmaya veya resim yapmada, daha yoğun boyayı tuale aktarma işleminde yardımcı olur. Genellikle kesik uçlu, sivri uçlu ve oval olmak üzere üç farklı çeşitte spatül kullanılmaktadır.
  8. Geniş alanların boyanması veya astar atma işlemi, boya yağ ile fazlasıyla inceltilerek yapılmalıdır. Genellikle kalın fırçalar kullanılır.
  9. Gölgelendirme işleminde siyah boya kullanılmadığı gibi genellikle mavi boyadan yararlanılır.
  10. Boyama işlemi, uzaktan, hafif, bastırmadan, seri hareketler ile yapılmalıdır.
  11. Detay kısımlarına girilirken tualin büyüklüğü göz önüne alınarak fırça seçilir ancak bu işlem için resmin belirli bir kısmının bitmiş olması gerekmektedir.

Yağlıboya Resim Nasıl Muhafaza Edilir?

  1. Resim şase (çıta iskelet) üzerinde gerili vaziyette bulunduğu için çıtalar arası kısım dikkat edilmesi gereken hassas kısımdır. Bez üzerine her hangi baskı uygulanmamalı veya  bir ağırlık konulmamalıdır. Aksi takdirde bez üzerine gevşeme olabileceği gibi üzerinde kabarmalar, bombelenmeler  ve göze hoş gelmeyen durumlar görülebilir. Böyle bir durumda tablonun tekrar şase işlemi görmesi gerekmektedir.
  2. Belirli bir zaman geçtikten sonra parlaklığın devamı için sprey vernik kullanılabilir. Sprey vernik çok yaklaştırmadan fazla iz kalmayacak şekilde tüm yüzeye aynı oranda püskürtülür.  

Makine ile Yağlıboya Resim Yapılabilir mi?

Hayır. Yağlıboya Resimler tamamıyla sanatçı tarafından el emeğiyle yapılan resimlerdir. Henüz bu tip bir makine icat edilmemiştir. 

Bob Ross Tekniği Nedir?

Giriş tekniği. Manzara, çiçek ve vahşi doğa resimleri yapılabilir. Bob Ross tekniğinin kendi özel malzemesi vardır ve ıslak üzerine ıslak çalışılır, böylelikle kısa sürede çalışmanın bitirilmesi sağlanır. Bob Ross tekniği ile resim yapmak için belirli kurallardaki tekniği öğrenmek yeterlidir, daha önce resim yapılmasına gerek yoktur. Bob Ross tekniğinde insanların yeteneğim var mı yok mu diye düşünmesine gerek yoktur, sistematik çalışmalardır ve ünlü ressam Bob Ross'un kullandığı bu teknik resim sanatına giriş tekniğidir. 

Fırçaları boya karışımında ve tualde kullanırken fırçanın tellerini kırmayacak şekilde nazik kullanmanız gerekir. Aksi halde fırçalarınızı bir süre sonra daha fırça ömrünü tüketmeden atmak zorunda kalırsınız. Fırçanızın bakımı, ömürlerinin uzun olması için çok önemlidir. Öncelikle boyama sırasında bu özeni göstermek gerekiyor. Boyama bittikten sonra üzerindeki boyama artıklarının kurumaması için temizliği iyi yapılmalıdır. Bilinenin aksine tinerle temizleme yöntemi çok başarılı sonuçlar vermez. Fırçalarınızı terebentin dolu bir kapta uzun süre bekletirseniz fırça telleriniz yamulurlar ve tekrar düzeltmek neredeyse mümkün değildir. Terebentin ile kaba temizliği yapıldıktan sonra sabunla temizlenmesi durumunda, dipte kalan boya artıklarından da arınmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için ucuz bir sabun kullanabilirsiniz. Ama  en iyi çözümün amonyaklı mikropartiküllü  Cif  olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ellerinize bulaşan boyaları daha iyi çıkarabilen bir başka temizleyici ürün yoktur. Bununla beraber toz deterjan da yaklaşık sonuç verecektir. Suyla birlikte fırçayı sabuna yumuşak hareketlerle, fakat sabunu iyice emecek şekilde sürüp daha sonra avucunuzun içinde aynı boya sürüyormuş gibi hareketlerle suyla birlikte temizleyin. Bunu fırçada boya kalmayana kadar yapın. Ilık su daha iyi sonuç verecektir.  

Palet üzerine kullanabileceğiniz kadar boya koyun, yine de kullanmadığınız boya kalmışsa veya resme ara vermek zorunda kalmışsanız, bu boyanın bir sonraki oturuma kadar kurumaması için, paletinizdeki boyaların üzerini örtecek kadar su dolu bir kaba koyun. Su, boyanın havayla temasını keseceği için birkaç gün kurumasına engel olacaktır. Bildiğiniz gibi yağlıboya resim genelde bez üzerine yapılır. Özellikle amatör olarak uğraşan kişilerin kendi tuallerini  hazırlamayı bilmemelerinden veya hazır tual bulamamalarından dolayı yağlıboya çalışma yapamazlar.

Ancak yağlıboyanın her zaman bez üzerine yapılmadığını da belirtelim. İyi bir kâğıt, duralit, mukavva veya MDF üzerine de çalışabilirsiniz. Hatta pek çok profesyonel ressam, kâğıdın bezden daha iyi bir taşıyıcı olduğunu düşünür. Ancak çalıştığınız yüzeyin emiciliğine göre, boyanın taşıyıcı tarafından emilmemesi için yüzeyi astarlamanız  gerekir. Bu astarın niteliği de yine çalıştığınız malzemeye göre değişir. Beyaz plastik boya ve tutkalın karışımından oluşan bir astar kullanabileceğiniz gibi nispeten yeni sayılan, duvar için  kullandığımız mat yağlıboyalar da kullanılabilir. Ayrıca nalburda bulabileceğiniz dolgu vernikleri de bir çözümdür. Hatta bu malzeme bez tuale uygulandığında boyanın tual tarafından emilmesinin de önüne geçecektir. Piyasada hazır astarlar da bulunmaktadır.

Yağlıboyanın elbette kendisine göre özellikleri ve çekiciliği var. Ancak yeni başlayanlar için akrilik boya da uygun bir çözümdür. Yağlıboya çalışmadan önce bu malzemeyi denemenizi de öneririm. Suyla inceltildiği için daha pratiktir, üstelik suluboya veya yağlıboya tarzında çalışmaya da uygundur. Ancak çok çabuk kuruyan bir boyadır. Bu özelliği kimi ressam tarafından tercih edilirken bazılarına göre olumsuz bir özelliktir. Bu, çalışma tarzınızın belirlediği bir durumdur. Çabuk kurumayı engelleyen medyumları da tercih edebilirsiniz. Bunun dışında akrilik boyaya farklı etkiler katan çok değişik malzemeler de bulunmaktadır. Olumsuz yanlarından birisi; kuruduktan sonra tonun biraz koyulaşmasıdır. Bu sorunu da zamanla deneyim kazanarak giderebilirsiniz. Ayrıca yağlıboya yapacağınız bir resimde, astar boyamayı çabuk kuruduğu için akrilik boya ile de yapabilirsiniz.

Yağlıboya resimlerin korunması, güzel görünmesi, parlama farklılıklarının giderilmesi için vernik uygulanır. Ancak verniklemenin resmin tam olarak kuruduktan sonra yapılması gerekir. Bu süre ise yaklaşık 6 aydır. Bu süreyi beklemeden, çeşitli nedenlerle bilinçli olarak verniklemeyi tercih eden ressamlar vardır. Erken verniklemenin sakıncalarını burada belirtmek gerek. Öncelikle alttaki boya kurumadığı için ilerde verniğin ve boyanın çatlama riski vardır, ayrıca özellikle beyaz renklerde kararma görülebilir. Çok erken vernikleme yapıldığında, boya ilk kuruma aşamasını da geçmediği için vernik, boyanın çözülüp yayılmasına neden olabilir. Ayrıca vernikleme konusunda hiç bilgisi olmayanlar için belirtmekte yarar var, resim için kullanılan vernik bu iş için özel olarak üretilir, yani nalburdaki ahşap için olan vernikleri kullanmayın. Yine şimdilik belirtmekle yetinelim; yağlıboya resimde çeşitli amaçlar için kullanılan değişik özellikte vernikler vardır. Özellikle size gerekli olanın hangileri olduğunu öğrenmek için malzemeyi aldığınız yere sorun. Malzemenizi, sattığı malzemeyi tanıyan yerlerden almayı tercih edin.

Uzun süre kullanılmadığı için kapakları donan tüpleri açmak da tam bir sorundur. Eğer durum çok vahim değilse, çakmakla tüpün kapağını biraz ısıttığınızda kolayca açıldığını göreceksiniz. Ancak bu tür bir kurumaya baştan izin vermemek için, kullandıktan sonra tüpün kenarındaki boyayı temizlemeye özen göstermelisiniz. Resminizi gün ışığında yapmanız önerilir. Sarı ışıkta renkleri doğru göremezsiniz ve resminize gün ışığında baktığınızda, gözünüze aynı güzellikte görünmeyebilir. Eğer gün ışığından yararlanma olanağınız yoksa floresan lambayı tercih edin, renklerdeki sapma normal veya halojen lambaya göre daha azdır.

Aynı numara fırçadan en az iki tane alın. Resim yaparken birisini açık, diğerini koyu renkler için kullanarak daha çok temizleme derdinden kurtulursunuz. Özellikle geniş astar boyamalar için kaliteli fırçalar yerine sert ve daha ucuz fırçalar kullanın. Kaliteli fırça her durumda daha iyi sonuç verir diye bir şey yok. Sert kıllı sıradan bir fırçayla boyanın tuale daha iyi yedirilmesi sağlanabilir. Ancak sıradan fırça derken ilk dokunuşta kıllarını döküveren fırçalar değil. Ama aynı veya daha iyi sonuç alınacak ucuz bir malzeme varsa, kaliteli malzemenin harcanmasına da gerek yok.

Boya

Boya (ayrıca pastel ya da mürekkep), genellikle renk veren maddelerden ve birleştiricilerden yapılır. Ayrıca yayıcılar, çözünürler ve katkılar boyaya katılabilir. Bazı birleştiriciler sıvı formunda olabilir, bazıları da sıvı birleştirici elde etmek için bir çözücü (su veya tiner gibi) ile karıştırılması gereken katı maddelerdir. Çözücüler (solventler) kurutma esnasında boyadan buharlaşıp gider. Belli renk veren maddeler boyanın sıvı birleştiricide ya da birleştiriciye sıvı formu veren solventte çözünürler. Bu maddelere de “boya” denir. Çözünmeyen renk veren maddelere “pigment” denir. Yayıcılar, eğer pigmentin renk verme gücü çok yüksekse kısmen onun yerine başka bir pigmentle, ya da pigmentlerin belli bir oranını daha ucuz bir yayıcıyla yer değiştirmek için kullanılır. Bununla beraber, bu boya yüzeyinin dayanıklılığını azaltmaz. Katkıların kalıcılığı ve kullanım kolaylığını arttırmak için ilave edilen herhangi bir madde demek olduğunu biliyoruz. Bu kurutucuları, koruyucuları, sıvılaştırma ve katılaştırma maddelerini içerebilir.

Haşhaş yağı (Poppy Oil) ne zaman kullanılır?

Haşhaş yağı, keten yağına kıyasla daha yavaş kurur daha soluk bir renge sahiptir ve resimde oluşabilecek kırışma problemlerini engeller. Bu özelliklerinde dolayı haşhaş yağı içeren yardımcı malzemelerle “Allaprima” tekniğinde, açık tondaki renklerin kullanılması önerilir. Keten yağına oranla daha düşük konsantrasyona sahip olduğu için alt tabakada kullanımı bir sonraki tabakalarda yapışma problemine yol açabileceği için, final katmanlarında kullanılması daha doğrudur.

Pigment

Pigmentler renkli zerreciklerdir, sıvı içinde çözünemezler ama sıvı ile karıştırılabilirler. Boyanın rengi, renk tonunun yoğunluğa bağlı gücü, şeffaflığı (transparency) veya örtücülüğü (opacity) ışık haslığı (lightfastness) bütün diğer unsurların yanında kullanılan pigmentin türü ile ilgilidir. Boyanın kendine has ismiyle tanımlanan rengi, kullanılan pigment türü ya da pigment kombinasyonları ile elde edilir (deep yellow, ultramarine, carmine vs).

Tual gesso ile astarlandı ve gesso tualin arkasında küçük beyaz yumrular oluşturdu bu bir problem midir nasıl çözülür?

Teknik olarak bu bir problem değildir. Lakin tualin tekrar gerilmesinde düşük bir ihtimalle de olsa problem yaşanabilir. Bu durumu engellemek için Amsterdam Acryl Binder 005 ile ön yapıştırıcı astar atmak gerekir. Bu yapıştırıcı malzeme tualin liflerini sıklaştırarak emiciliğini azaltır ve daha pürüzsüz bir tual yüzeyi oluşturur.

Allaprima ne demektir?

Allaprima, “üst üste yaş boya” demektir (wet in wet). Bu teknikte boyalar sadece palet üstünde değil tual üstünde de kendi kendilerine karışmaya devam ederler ve hiçbir kattaki boya tabakasının kurumasını beklemeye gerek yoktur. Bu teknikte renkler saf olarak kullanılabileceği gibi eğer açılacaksa da, bütün renkler için aynı tip solvent kullanılmalıdır.

Katkı Maddeleri

Katkı maddeleri kullanım kolaylığını ve stabilizasyonu arttırmak amacıyla kullanılır. Örneğin siccatives; kurumayı kolaylaştırır, prezervatives; bozulmayı önler ve koruyucudur anti oxidants; oksitlenmeyi önler.

Kaynamış keten yağı (Boiled Linseed Oil) nedir ve ne zaman kullanılır?

“Kaynamış” terimi tam olarak uygun değildir, çünkü yağ kaynama noktasına çok yakın bir dereceye kadar ısıtılır ve içine siccatives (kurutucu) ilave edilir. Bu özelliği sebebiyle Quick drying medium olarak kullanılabilir.

Kurutucuların “Siccatives” fonksiyonu nedir?

Kurutucular sınırsız miktarda kullanılabilirler mi?

Light Siccatives Courtrai ile Dark Siccative Harlem arasındaki farklar nelerdir ?

Siccatives nasıl çalışır?

Kurutucular (Siccatives), metal bileşenlerden oluşan solüsyonlardır ve yağlı boyaların kimyasal kuruma süresini hızlandırırlar. Yağlı boyalar kendi kendilerine yüzeyden başlayarak kururlar. Kurutucularda kullanılan kimyasal bileşikler, kurutucuya, dipten ya da yüzeyden kuruma sağlama özelliği kazandır.

Light kurutucu “siccatives courtrai” dipten kuruma sağlar. Dark kurutucu “siccatives harlem” ise yüzeysel kuruma sağlar. “Siccative harlem” terkibinde yağ bulundururken “siccatives cortrai” manganez gibi metal bileşenlerden oluşur. Bu sebepten dolayı “siccatives harlem” daha hızlı kuruyan bir medium olarak kabul edilir. Kurutucu seçiminde resmin kompozisyonu öncelikli olarak göz önüne alınır eğer üst üste renk katlarında oluşan bir resim kompozisyonu varsa, katlar arasındaki bağlılığı ve yapışkanlığı sağlamak için daima “fat over lean” diye tabir edilen klasik bir resim tekniği kullanılmalıdır. Yağlı olan “siccatives harlem”in, ilk katlardaki boya tabakalarında kullanımı önerilmez. Yüzey tabakasının hızla kuruması sonraki tabakanın optimal yapışkanlığını yavaşlatır. Yanlış siccatives kullanımı birtakım problemler doğurabilir Kuruma sürecinden ayrı olarak bir de bu malzemenin kullanımı yaşlanma sürecini de hızlandırır. Problemleri en aza indirgemek için boyanızın içine en fazla %2 oranında “siccatives cortrai” ya da % 10 oranında “siccatives harlem” eklemelisiniz. Geneldeki yaygın kanı siccative kullanımın mümkün olduğunca sınırlandırılması yönündedir.

Fat over lean tekniği

Bu teknik resim yapmada kullanılan en eski ve en temel tekniklerden biridir. Bu teknikte resmin ilk katında boyaya eğer extra yağ koyarsanız bu, diğer katlar arasındaki bağlantıyı zayıflatır ayrıca ilk katın kuruma süresini uzatmış olursunuz. İkinci tabakada kullandığınız boyaya bir miktar terebentin ya da white spirit koymanız gerekir. Bu, boya tabakasının kurumasını hızlandıracaktır. Yapılan en önemli hatalardan bir tanesi ikinci tabakaya bir önceki tabakadan daha az yağ koymaktır. İlk tabakadan daha az yağ içeren ikinci tabakadaki yağın bir miktarı, ilk tabaka tarafından emilecek ve resminizde kontrast farkları ve zamanla çatlaklar oluşacaktır. Her bir tabaka bir öncekinden daha fazla yağ içermek zorundadır.

“Fat Over Lean” tekniğiyle ilgili birkaç ipucu

Cadminium red, cadminium yellow gibi renkler içerdikleri yağ oranından dolayı daha geç, Prussian blue, Ultramarine, Flake white ve Titanium white renkleri ise daha az yağ içeriğine sahip oldukları için daha kısa sürede kururlar. Rembrant Van Rijn’nin resimlerine daha çabuk kuruması için Prussian blue karıştırdığı ancak xray cihazının ortaya çıkışından sonra keşfedilmiştir.

Retouching vernik ne zaman ve nasıl kullanılmalı?

Resim çalışırken tualin bazı bölgelerinde “sunken” tabir edilen boya çökmelerine bağlı, matlıklar ve solmalar oluşur. Bu renk yoğunluğunun değişmesi ve renk keskinliğinin değer kaybetmesiyle sonuçlanır. Bu duruma renk kombinasyonları, kullanılan incelticinin türü ve miktarı, resim yapılan yüzeyin emiciliği sebep olabilir. Her bir renk boyadaki yağ ve solvent miktarı değişiklik gösterir, eğer kullanılan boya yağ içeriyorsa ve yağ tual tarafından emilmişse “sunken” oluşması ihtimali çok yüksektir. Böyle bir durumda renkler arasındaki harmoniyi kurmak güçleşeceğinden, doğru kararı vererek resme devam etmek problem haline gelir. Bu problemini çözmek için çökmenin olduğu bölgeye çok ince bir kat Talens Retoching Vernik atmanız gerekir (spray vernik tercih edilmelidir), yüzeyin emiciliğine göre bu işlem birkaç kez tekrarlanabilir. 

En önemli husus ilk vernik katını ve devam eden her bir kat verniği atmadan evvel bir önceki yüzeyin kuru olmasına özen göstermektir. Vernik birkaç saatte kurur ve parlak ama heterojen (geçirgen) bir yüzey bırakır, bu ve yeni bir renk katına hazır hale gelir. Heterojen vernik altta kalan boyanın havayla temasını kesmeyeceği için kuruma sürecini olumsuz etkilemez. Tam olarak kurumamış boya katının üzerine vernik ya da vernik katının üzerine boya sürülürse, verniğin bileşimdeki solventler hazırlanılan boyayı çözebilir ve yine renk kayıpları yaşanabilir.

Talens Retouching vernik aynı zamanda intermediate vernik ya da “provisional final varnish” geçici final verniği olarak kullanılabilir. Bu uygulama içinse resmin en az birkaç ay kurumaya bırakılması gerekmektedir. Resmin yüzeyi dokunulacak kadar kuru olsa bile alt tabakalar kesinlikle hâlâ yaştır. Talens Retouching vernikte bulunan solvent resmin alt tabakasına da nüfuz ederek oradaki kurumamış yağı üste çıkarır. Bu durumda resminizin yüzeyi uzun süre yapışkan bir hal alır. Tam kuruma sağlandığında final verniği uygulanabilir.

Final verniği uygulanmadan evvel resmin kuruması için ne kadar beklenmelidir?

Yağlı boyalar kimyasal olarak oksitlenme (oxidative) ile kuruyan boyalardır. Yağ, havadaki oksijeni observe ederek, kimyasındaki molekül zincirini birbirine bağlar. Bu moleküler hareketlenme için gereken enerji ultraviole ışınlardan sağlanır. Keten yağı barındıran boyaların kuruması diğer boyalara oranla daha uzun sürer. Boya katının kalınlığı ve kullanılan pigment özelliklerine göre değişkenlik gösterse de dokunulabilecek düzeyde bir resmin kuruması yaklaşık olarak 1-6 hafta almaktadır. Bütün boya katlarının tamamen kuruması ise yaklaşık 6-12 ay sürer. Çok kalın boya tabakalarında bu sürenin yıllar alabileceği bilinmektedir. Buna rağmen boyanın eskime süresi havayla ve temas ettiği andan itibaren baslar. Resmin yüzeyindeki boya dokunulabilecek kadar kuruduğunda verniklenmesi önerilir. 

Vernik boyanın havayla temasını azaltacağından resmin ömrünü de uzatır. Bir diğer avantajı ise resmi toz nem gibi dış etkilerden korumasıdır. Vernik üzerinde toplanan tozlar ise resme zarar vermeden temizlenebilir.

Değişik tipte vernikler karıştırılabilir mi?

Aynı tipteki parlak ve mat vernikler istenilen parlaklık elde edilene kadar arzu edilen oranlarda karıştırılabilirler. Mat içerikli vernik uygulanırken eğer fırça tek bir yönde sürülürse daha da mat bir sonuç elde edilebilir. Ecoline Royal Talens sadece iki üründe dye (çözülebilir boya özü) kullanır: Ecoline (beyaz ve altın rengi hariç) ve waterproof (suya dayanıklı) mürekkepler (siyah ve beyaz renk hariç). Bu ürünlerin ışık haslığı paketler üzerinde gösterilmez. Beyaz ve altın rengi ecoline ve siyah ve beyaz renkteki waterproof mürekkep opak ve ışık haslığına sahip pigmentlerle hazırlanır. Bleeding Colors (Çözülebilir Boyalar) akışkandırlar ve diğer boya katları arasına sızarlar Ya da baştanbaşa yayılabilirler, bu özellikleri dolayısıyla “bleeding colors” diye de adlandırılırlar.

Eski bir vernik tabakası nasıl temizlenir?

Eski vernik tabakasını temizlerken çok dikkatli ve çıkabilecek problemlere karşı hazırlıklı olunmalıdır. Bazı durumlarda vernik tabakası boyanın oksijenle temasını keser ve boya verniğin altında yumuşak kalır, böyle durumlarda verniği sökerken boyada da çözünmeler görülebilir. Vernik şöyle sökülmelidir;

Beyaz ispirto, birkaç santim kalınlığındaki düz bir fırçayla 15 x 15 bir alana sürülüp alanı kaplayan verniğin kabarması sağlanır. Bu esnada fırça temizlenir ve aynı alana yine beyaz ispirto sürülür. Vernik, beyaz ispirto ile çözülüp fırçaya yapışarak resim yüzeyinden arınana kadar bu işleme devam edilir. Aynı işlem resim yüzeyinin kalanına da uygulanır. Vernik resim yüzeyinden söküldükten sonra ince bir film tabakası kalacaktır, bu tabaka zamanla yok olur.

Akrilik vernik aynı zamanda yağlıboya verniği olarak kullanılabilir mi ve yağlıboya verniklerinin içerikleriyle aynı özelliklere mi sahiptir?

Akrilik vernik final verniğidir ve yağlıboya verniğiyle aynı özelliklere sahip değildir. Akrilik vernik akrilik reçine solüsyonudur ve beyaz ispirtoda çözülür ayrıca daha esnek bir yapıya sahiptir. Picture vernik, chclohexanone reçinesidir ve terebentinde çözülür iki vernik türü de sararmaz. Talens Picture vernik matt003 wax (balmumu) içermektedir, düşük ısılarda bu vernik üzerinde beyaz pıhtılar oluşabilir, lakin “au bain marie” denilen teknikle tekrar kullanılabilir hale getirilebilir.

İlk katmanlarında akrilik boya kullanılmış olan bir resmin üst katmanlarında yağlıboya kullanılabilir mi?

Kalın bir akrilik boya tabakası oldukça esnektir ve gözenekli geçirgen bir yapıya sahiptir. Bundan dolayı yağlı boya zemini olarak kullanmak için uygun değildir. Buna rağmen eğer akrilik boya su ile incelterek resim yüzeyinde “universally-prime” tabir edilen bir zemin rengi oluşturulursa (universally-prime hem akrilik hem de yağlıboya için yüzeydeki yapışkanlık oranını azaltmayacak hazırlık katıdır) akrilik içeriğindeki su buharlaşıp uçtuğunda yüzeyde daha az akrilik reçinesi kalacaktır. Bu da yağlıboya kullanımı için gerekli zemin koşullarını oluşturmaya muktedirdir. Yine zeminde beyaz akrilik yerine Gesso kullanılacaksa, yağlıboyanın tutunurluğunu arttırmak için her bir renk belli oranlarda Gesso ile karıştırılmalıdır. Gesso yağlıboyanın yüzeye tutunurluğunu sağlamak için özel olarak formüle edilmiş akrilik bazlı bir yardımcıdır.

“Painting paste” nedir, ne zaman ve nasıl kullanılır?

Painting paste (resim macunu) esasen pigmentsiz yağlı boyadır. Boyayla istenilen miktarlarda kullanılabilir rengin konsantrasyonuna herhangi bir zarar vermez. Özellikle renk konsantrasyonu yüksek, pahalı boyalarda daha fazla miktarda boya elde etmek için kullanılır. Resim macunu bir de yoğun ve kalın boya kullanımlarında kırışmayı engelleyici medium olarak kullanılır. Genelde 1\1 oranında kullanımı yaygındır. Kesinlikle sararmaz ve boyanın dayanıklılığını arttırır. Kuruma süresini azaltır.

Alkalin (Alkyd) medium nasıl kullanılır?

Alkali medium hem son katta parlatıcı medium, hem de boya içine karıştırılmak suretiyle painting medium olarak kullanılabilir. Glazing olarak kullanıldığında saf kullanılması önerilir, diğer durumlarda white spirit ile inceltilebilir. Alkali medium kuruma süresini hızlandırmasına rağmen hafif sararma yapabilir lakin kısa sürede bu sararma kaybolur.

Yağlı boyalarda medium kullanma zorunluluğu var mıdır?

Medium kullanımı tekniğe göre değişir. Yağlı boyada iki temel teknik vardır: Allaprima (wet in wet), Fat over lean (Flexible over less flexible). Talens painting medium üç temel bileşene sahiptir. Yağ, reçine, beyaz ispirto (white spirit). Medium kullanımı öncelikle, Fat over lean tekniğinde boya katmanları arasındaki tutunmayı artırarak resmin ömrünü uzatır. Özellikle glaze aşamasında hiçbir fırça izi kalmamasına rağmen glaze filminin altından, sanatçının özgün fırça vuruşlarının görünmesini engellemez. Talens mediumlar, glazing medium, alky medium, venetian turpendine ve stand oil olarak ayrılırlar.

Stand Oil nedir ne zaman kullanılır?

Stand oil, keten yağının oksijen katılmadan ısıtılmasıyla yapılır dolayısıyla (oksitlenmez). Polimerizasyon yöntemiyle içindeki yağ molekülleri arasındaki bağ güçlendirilir, bu da yağa normalinden fazla bir yoğunluk verir. Beyaz ispirto ya da terebentinle açılan stand oil, polimer yapısı dolayısıyla esnekliğini kaybetmez. 

Geleneksel resim tekniğinde de parlatıcı olarak kullanılan stand oil normal keten yağına oranla daha yoğun olduğu için sanatçının kendi yaptığı medium içerisinde kullanılabilir. Boyanın kurumasını geciktirdiğinden dolayı son katlarda kullanılması önerilir.

Neden bazı boyalar örneğin cobalt ya da madder kalın bir tabaka halinde kullanıldığında yüzeyinde kırışıklıklar oluşur?

Belli bazı boyalar kalın uygulamalar sonucunda satıh düzlüğünü kaybedip kırışabilirler. Özellikle cobalt, kök ya da toprak boyalar. Sebep pigment türünde ve renk kompozisyonunda yatar. Yağlı boyalar oksijen ve ışık altında kurur. Bu durumda yüzeydeki boya, dip boyaya oranla daha fazla exposed olduğu için dip boya ile aralarında derece farkı ortaya çıkar, bununla birlikte yine boya kompozisyonundan dolayı kuruyan yüzeyde film tabakası oluşur ve ışığın ve havanın dibe nüfuz etmesini göreceli olarak engeller. Bu da iki çeşit kuruma süreci yaratır: Surface drying (yüzeysel kuruma) deep drying (derin kuruma). En ideal olanı eşit oranlarda kuruma sağlanabilmesidir. 

Daha önce yüzeyde kuruyan boya dipte kuruyan boyanın yağını absorbe etmeye başlar, iki kat arasında bir gerilim oluşturur. Dipteki boyanın hacminde bir değişiklik olmamasına karşın yüzeyde oluşacak toplanmalar kırışmalara yol acar. Bu durumun önüne geçmek ancak boyaya bir miktar Talens Painting Paste 096 eklemekle mümkün olur. Painting paste temelde renksiz yağlı boyadır, genelde istenilen oranlarda painting paste ve yağlı boya kullanılabilir ama önerilen kullanımı 1/1 kullanımdır. Painting paste eklenen boyanın renk konsantrasyonunda ya da ışık haslığında herhangi bir değişiklik görülmediği gibi oksijenin boyanın içine nüfuz etmesini sağlar.

“Venetian Turpendine” Venedik terebentini nedir, ne zaman kullanılır?

Venedik terebentini ismini tarihten almıştır. Avusturya karaçam ağacından ayrıştırılmış balsamdan imal edilen Venetian Turpendinin o yıllarda sadece Venedik kanalında ticareti yapıldığı için daha sonra bu isimle anılır olmuş. Venedik terebentini renk geçişlerinde renge kazandırdığı değer ve boyaya sağladığı extra dayanıklılık ile kullanım alanı bulan bir mediumdur. Boyanın kuruma süresini azaltır, diğer mediumlara oranla sararma oranı düşüktür lakin diğer mediumlarda olduğu gibi sararma kısa sürede kaybolur. Son katlarda kullanılması tavsiye edilir.

Glazing Medium ne zaman kullanılır?

Talens glazing medium, stand oil, Venedik terebentini gibi geleneksel mediumların yerini alan modern bir üründür. Geleneksel mediumlarda sıkça karşılaşılan sararma problemi Talens Glazing mediumda kesinlikle oluşmaz. Kuruma süresine herhangi bir etkisi olmaz ve terebentin ya da beyaz ispirto ile kullanılabilir.

Hangi fırçalar yağlıboya tekniği için uygundur?

Domuz kılından (Hog Hair) yapılan fırçalar genellikle çok ucuz ve kalitesiz fırçalardır, kullanılması tavsiye edilmez. Diğer fırça çeşitleri de belirli boya tekniklerinde kullanılabilir. Detay çalışmak için samur (sable) ve kokarca (iltis grm) kılından yapılan fırçalar çok kullanışlıdır. Bununla beraber sentetik liflerden yapılan fırçalarda bütün resim tekniklerinde iyi alternatiflerdir. Fırçalar çeşitli fiyat ve kalite gruplarına ayrılır; Rembrant fırçalar tamamen el ile yapılırlar ve yüksek düzeyde kalite sunarlar. Van Gogh fırçalar da, yine tamamen el yapımıdır, mükemmel kalitede ve ekonomiktirler. Yağlı boya fırçaları resim yapılan yüzey ile arada yeterli mesafeyi bırakmak için uzun saplı olarak yapılırlar.

Dammar vernik nedir?

Günümüzde de hâlâ kullanılan ve tek geleneksel vernik olan “dammar”, doğal ağaç reçinesinin terebentin ile ayrıştırılmasıyla imal edilen bir vernik türüdür. Dammar vernik kuruduktan sonra sararır ve kırılgan bir hale gelir. En avantajlı tarafı ise kuruduktan yıllarca sonra bile resim yüzeyinden kolaylıkla sökülebilir olmasıdır.

Beyaz keten yağı ile beyaz ayçicek yağı arasındaki farklar nelerdir?

Bütün yağlar arasında, (ayçicek yağı, susam yağı, keten yağı, haşhaş yağı, fındık yağı, ağaç yağı) resim için en uygun olanı keten yağı (linseed oil)’dır. Bazı yağlar kırılgan bir film tabakası bırakırken bazıları önemli ölçüde boyayı karartır. Bazılarının ise kuruma süresi normalden çok daha uzundur. Ama keten yağı optimal kalite özellikleri kombinasyonlarına uygunluk gösterir. Kuruma süresi diğer yağlara oranla kısadır, elastiktir ve dayanıklıdır. Bütün bu pozitif özelliklerinin yanında keten yağı sarıdır ve zamanla daha da sararır, bu durum ise özellikle beyaz rengin gücünü azaltır. Bu sebepten dolayı keten yağının yerini beyaz renkte ayçicek yağı alır. Ayçicek yağı keten yağına oranla daha soluk bir renge sahiptir, daha uzun sürede kurur ve film elastikiyeti açısından kırılgandır. İlk katlarda kullanılan ayçicek yağı bütün bu özelliklerinden dolayı diğer boya katlarında problemlere yol açabilir. Değişik kuruma zamanlarındaki farklılık ve katmanlar arasındaki zayıf bağlar bir sonraki tabakada uygulanacak boyanın tutuculuğunu azaltabileceği için, özellikle ilk katlarda kullanılması önerilmez. İlk katmanlarda keten yağı final katmanlarda ise ayçicek yağı kullanılması gerekmektedir.

Yağlıboya Resim Sanatı Tarihi ve Teknikleri – Dersleri

On beşinci yüzyılın başlarından bu yana sanatçılar en çok yağlıboya resimler yapmışlar ve yağlıboyayı diğer tüm malzemelerden üstün bulmuşlardır. Yıllar geçip üsluplar değişirken, hiç sona ermeyen sanatta mükemmelliğe ulaşma çabaları, onları yeni arayışlara yönlendirmiş ve yağlıboya resim tekniğinin gelişmesini sağlamıştır. Bu gelişme sırasında yeni ifade biçimlerini ve teknik imkânları vurgulayan hayran olunacak büyük eserler yapılmıştır.

Yağlıboyanın Tarihsel Gelişimi

Jan van Eyck (1380-1441)

Yağlıboya ile resim yapımının Jan van Eyck tarafından bulunduğu söylenir, fakat yağlıboyanın bu büyük ressamdan öncede kullanıldığını biliyoruz. Ancak Jan van Eyck’ın bu tekniği olağanüstü bir mükemmelliğe ulaştırdığı kesindir. Jan van Eyck, Felemenk okulunun ilk dönem sanatçısıdır. 1422 ile 1424 yılları arasında La Haye’de çalıştı. 1425’te Burgundy Dükü’nün saray ressamlığına getirildi. 1429’da Brugges’e yerleşti ve 1441’de bu kentte öldü. Bir gün genç Jan, tempera ile yaptığı ve üzerine yağ sürüp kuruması için güneşe bıraktığı bir resmin boyalarının çatladığını üzülerek gördü. Bunu izleyen aylarda sanatçı, gölgede kuruyan bir yağı bulabilmek için araştırmalar yaptı. Pek çok deneyden sonra aradığı şeyi buldu. Bu madde bezir yağı ve “beyaz Brugges verniği” karışımından oluşuyordu. Sanatçı bu karışıma boya pigmentleri katıyor; kalınlığı, inceliği duyarlılıkla denetlenebilen, rötuş yapmaya olanak tanıyan, yavaş kuruyan bir boya elde ediyordu.

Van Eyck sadece yağlıboyayı mükemmelleştirmekle kalmamış, onu üstün bir düzeyde kullanmayı başarmıştır. Van Eyck’ın resimleri, bir sanatçının teknik becerilerini sergileyen resimlerdir. Işığın nesneler üzerindeki hareketi büyük bir incelikle gösterilmiştir. Kumaşlar, yer döşemesi, çiçekler vb. en ince ayrıntılarla görülürler. En başarılı portrelerinden birinde sanatçı, imzasının yanına Latin diliyle “yapabileceğimin en iyisi” diye yazmıştır.

Jan van Eyck ile dönemin diğer Felemenkli ustası Hugo van Der Goes ve Rogier van Der Weyden Kuzey Rönesansı’nın yeni gerçekçi görünüşünü yansıtan ressamları temsil ederler. Van Eyck’e göre “kadınlar ve erkekler, ağaçlar ve kuşlar gerçekte görüldüğü gibi resimlenmelidirler”. Ressamların gerçekçiliğe bu yönelişinde, Felemenk ve Hollanda okulunun büyük resim geleneği doğdu. Memling, Bouts, Bosch, Breughel, Rubens, Van Dyck ve Rembrandt bu iki okulun temsilcileri olan büyük ressamlardandır. Felemenk okulunun etkileri, bu okulun coğrafi bölgesiyle sınırlı kalmadı. Kuzey İtalya ve İspanya’daki Rönesans resmini de etkiledi. Hatta bazı yazarlar, Velanquez’in de belirli Felemenk yapıtları, bunların arasında Van Eyck’in bazı yapıtları da vardır.

Leonardo da Vinci (1452-1519)

Yağlıboya İtalya’ya Felemenkli ressam Gentli Justus tarafından tanıtıldı. 1452’de Floransa yakınlarındaki Arno Vadisi’nde doğan Leonardo da Vinci bu yeni tarzı benimseyen İtalyan ressamları arasındaydı. Sanat çıraklığına Floransa’da ressam ve heykelci Andrea Verrocchio’nun atölyesinde başladı. Botticelli, Perugino, Ghirlandaio ve Flippino Lippi, kısaca gelmiş geçmiş en parlak sanatçı kuşağı, genç da Vinci’nin atölye arkadaşları arasındaydı. Leonardo yirmi yaşına geldiğinde Floransalı usta ressamlar kütüğüne kaydedilmişti. Leonardo pek çok alanla ilgileniyordu: Mimarlık, müzik, hidrolik, jeoloji, botanik, anatomi... ve tabii ki resim. Leonardo Trattato della Pittura (Resim Üstüne İnceleme) adlı ünlü kitabında şöyle yazar: “Resimlerinizde kaba dış hatlar kullanmayın. Bunları inceltin, yumuşatın. Gölge ile ışığın birleştiği yerde renkler bir çizgi şeklinde değil, bir duman bulutu gibi olsun”.

Sfumato tekniğinin devrim yapan ilkeleri bu sözcükler içinde yer almaktadır. Sfumato, figür ve objelerin dış hatlarını, resmin atmosferi içine kaynaştırılmasıdır. Leonardo’nun çalışmaları objeler arasındaki havanın varlığını ve fonun yani arka planın giderek kaybolmasını (bu olay hava perspektifi olarak tanımlanır) gördüğümüz ilk resimdir. Bu sonucu elde etmek için büyük sanatçı olağanüstü çaba gerektiren bir teknik geliştirmiştir. Renklere saydamlık kazandıran bu teknikte, saydamlık istenen renk üzerine sulandırılmış ince bir boya tabakası sürülerek, resim detayları solgunlaştırılıp zorlukla görülebilen bir duruma getirilene dek uğraşılır.

Pablo Picasso (1881-1973)

Picasso yirminci yüzyılın büyük bir devrimcisidir. Picasso, Fransız ressamı Georges Braque ile birlikte modern sanatın en etkili üsluplarından biri olan “Kübist” resmi keşfetti. Ama buluşun yeteneği hiç eksilmedi ve uzun sanat yaşamı içinde büyük hayal gücü ile yeni formlar ve renkler ortaya çıkardı. Picasso’nun formlara uyguladığı deformasyon, onun resim çizmedeki beceriksizliğinin sonucu değildir. Kübist resimlerinden önce Mavi ve Pembe dönemlerinde yaptığı geleneksel alışkanlıklara uygun renkler ve konulardaki resimleri, bize onun yeteneklerini kanıtlayan yapıtlardır. Hiçbir kuralı olmayan ressam dendiğinde Picasso akla gelmelidir. İlk bakışta resimleri karmakarışıktır: Düzeltmeler, birbiri üstüne binen renkler, kompozisyondaki iç içe geçişler... Picasso daima kendi sanatçı içgüdülerine uymuştur. Ama bu içgüdü çalışmalarında gerekirse doğruluktan fedakârlık etse de daima yüksek bir resimsel güce yer veriyordu. Yağlı boya resim tekniği ve uygulaması, çok çeşitli araç ve gereçlerin kullanımını gerektirir. Bunların bazıları tarih boyunca pek az değişmiştir. Bazıları ise önemli değişmeler geçirerek geliştirilmiştir. Hangi gereçlerin bulunabildiği, hangilerinin vazgeçilmez, hangilerinin isteğe bağlı olduğunu ve nasıl kullanıp nasıl saklandıklarını bilmemiz önemlidir.

Yağlıboya

Günümüzde amatör ya da profesyonel bir sanatçı kendi boyalarını kendisi mi yapmalıdır? Çoğu öğretim görevlisinin buna cevabı “Hayır”dır. Ama yine de bazıları çok şükür ki pek azı ticari olarak üretilen boyaların kalitesinde kesin bir garanti olmadığını ve bunları kullananların çalışmalarını gelecekte bozulmuş olarak bulma riski olduğunu iddia eden, artık modası geçmiş bir fikirde ısrar edeceklerdir. Ama bu “uzman”ların sözlerini doğrulamak için ünlü ressamlara danıştığınızda günümüz sanatçılarının kendi boyalarını yapmadıklarını, bunları kaliteli malzeme satan belirli mağazalardan aldıklarını görürsünüz. Ama yine de boya yapımı konusunu biraz bilmede yarar vardır. Eski belgeler; kitaplar ve uzman Maurice Boussetvan, Eyck’ten Goya’ya – Leonardo, Tiziano, Raffaello, El Greco, Rubens, Rembrandt ve Velazques dâhil en eski ustaların atölyelerinde sanatçının boyalarını hazırladığı bir oda olduğunu söyler. Bu “mutfak”ta ya da laboratuardaki raflarda üzeri etiketlenmiş pigment ya da boya tozları kavanozları dururdu. Bu etiketlerdeki isimlerin bazıları bugünün imalatçıları tarafından da kullanılmaktadır: Kurşun beyazı, Napoli sarısı, zümrüt yeşili, ultramarin mavisi. Onların yanında toprak kaplarda veya şişelerde bezir yağı, fıstık yağı, balmumu ve reçine gibi adlarda bir dizi madde görülebilirdi. Bir köşede yanan bir şömine bulunurdu. Rafların yanında üzerine bir taş yerleştirilmiş sağlam bir masa yer alırdı. Taşın yanında havanlar, tokmaklar, spatüller, fırçalar yer alırdı. Ressam bu masa üzerinde bugünün sanatçısının da yapabileceği temel yöntemleri uygulayarak boyaları yapardı.

Yağlıboya Malzemeleri

Tual

Kavramlar

Tual: Yağlıboya emilimi iyi olan Canvas bez çeşidi.

Şase : Tualin gerileceği ince çıta iskelet.

Çerçeve: Çıta iskelet üzerine inşa edilen, tablonun etrafını saran yapı…

Tual, üzerinde resim yapmak için kullanılan genelde beyaz veya isteğe göre renklendirilebilen bez örtülü boş tablolardır. Bazı ahşap yüzeyler de tablo olarak kullanılabilir. Tual, dört köşe birbirine monte edilen çıtaların üzerine gerilen bez kalın ve üzeri boyalı parçasından ibarettir. Kendi tualinizi kendiniz hazırlanabileceğiz gibi farklı boyutlarda ve kalitede hazır olarak satılan tualleri sanat malzemesi satan kırtasiye gibi mağazalardan temin edebilirsiniz.

Tualin kullanım alanı

Tual, fotoğraf ve resim baskılarında, yağlı boya resim çalışmalarında, akrilik boya çalışmalarında kullanılır.

Yağlıboyayı çalışmak için önce bir tualimizin olması gerekir. Tual, çerçeve  şeklindeki ahşap malzemenin üzerine bez gererek oluşturulur. Piyasada kırtasiyecilerde çok çeşitli boylarda ve kalitede tual bulunuyor. Ahşap malzemeyi (çerçeveyi) bazı kişiler evde yapabilirler ama daha düzgün bir tual için marangoza başvurmak gerekiyor.

Evde tual nasıl hazırlarız?

Öncelikle seçtiğiniz resme göre ne boyutta bir tual hazırlamak istediğimize karar vermeliyiz. Resmin boyutlarına uyan boyut ve kesitlerde ahşap şasi üzerine bez gerilerek yapılacak işlemde ahşapların kesit ve boyutu resim boyutuna göre değişir. En ufak tual çerçevesinin kalınlığı 2x4 cm olmalıdır. Bu ebatların oranı tualin boyutu büyüdükçe artar. Bunun sebebi üzerine gerilecek bez nedeni ile esnemeye sebep olmasını önlemektir. Tual boyutunda ve tuale uygun ebatta kesilen çitalar, köşeleri birbirine 90 derecelik açı ile gelmek üzere kesilir ve çakılır ya da yapıştırılır. Şasinin çatılması, köşelerinden yapıştırma, çakma ve kamalı olmak üzere çeşitli şekillerde yapılır. Yapıştırma ve çakma ile yapılan şasilerde köşeler sabit olur. Kamalı şasilerde bez gerildikten sonra tualde olabilecek bollaşmalar kamaların sıkıştırılması ile düzeltilebilir. Daha sağlam olması için önce tutkal ile yapıştırılıp daha sonra ince uzun cam çivileri ile çıtayı çatlatmadan çakılır. Tual çerçevesinin bezin gerileceği yüzünü içe eğimli rendelemek gerekir. Bunun sebebi boyama sonrası boyanan yüzeyin ahşaba yapışmasını ve iz bırakmasını önlemektir. Bütün bu işlemleri yapacak imkânımız yoksa tual çerçevesini marangoza sipariş verebilirsiniz.

Köşelerin 90 derece olması önemli, bir de beze bakan kısmı biraz eğik yapılıyor; boyaların çerçeveye değmemesi için. Boyutlarını ayarlarken elinizdeki imkânları malzemeye, yeteneğinize göre ayarlayabilirsiniz. Ölçüyü belirlerken altın sayıları dikkate alabilirsiniz. Bu sayılar 1,2,3,5,8,13 diye son iki sayının toplanması ile gider. Çerçeveyi yaptık veya yaptırdık diyelim, sıra geldi bezin gerilmesine.

Sıradaki işlem hazırlanan tual çerçevesine bez germektir. Ancak tual çerçevesine gerilecek bezin seçiminde çok dikkat edilmelidir. Bez olarak genelde “Amerikan bezi” veya “patiska” denilen bez kullanılıyor. Branda kumaşından ince bir kumaş kullanmak daha doğrudur. Patiska (bunlar da kalite kalite) biraz ince oluyor. Özellikle belirtmekte fayda var ki, seçilecek kumaş sentetik elyaf olmamalıdır. Bunun sebebi; bu kumaş türünün elektriklenmeye yol açarak üzerine tozları çekmesidir. Yaptığımız resmin tozları mıknatıs gibi çekip kısa sürede kirlenmesini istemiyorsak bu bez türünü tercih etmiyoruz. Seçilen bez tual ölçüsüne ek olarak kenarlardan 5′er cm fazla kesilir. Gererken iri başlı çivi, raptiye veya zımba kullanabilirsiniz. Tel zımbalar piyasada artık ucuz, bir tane bulundurun çok kolaylık oluyor. Bezi germek de dikkat istiyor, önce bir tanesini ortadan, sonra diğer kenarları da gererek ortadan zımbalayıp ondan sonra da tuali döndüre döndüre birer ikişer zımbalamak gerekir. Kumaşta pot kalmamalı, çok aşırı gerersek de çerçeve eğilebilir veya bez zarar görebilir. Gergin bir yüzey ama kontrollü…

Diğer tual hazırlama şekillerinden birinde ise; (bezir yağı - çinko üstübeci) + (kazein — kaba üstübeç) karışımı, inceltilmiş bezirli doyurulmuş satha iki kat sürülür. Yukarıda verilmiş olan karışım bez, karton veya tahta üzerine uygulandığında çok iyi sonuç alınır. Az miktarda sentetik vernik katılırsa resim sathı daha az emici olur. Karton ve mukavva en ucuz resim yapılacak malzemedir. Her tür karton kullanılabilir. Yeter ki, yukarıda bahsedilen karışımlarla doyurulup hazırlansın. Karton veya mukavvanın arkası da bezir yağı ile doyurulur. Kartonun kıvrılmamasını sağlamak için sert bir satha yapıştırılmalıdır. Tahta eski ustaların kullandığı, özellikle ikonaların yapıldığı iyi bir resim sathıdır. Ancak çalışan bir malzeme olduğundan sonradan çatlama ve eğilme yapmaması için çok iyi hazırlanmalıdır. Bugün, prese edilmiş tahta levhalar ve özellikle kontrplaklar sanatçılar tarafından tercih edilmektedir.

Bu işlemden sonra astar boya sürmek gerekiyor, çünkü bezler gözeneklidir ve boyayı emerler. Astar hem bu gözenekleri kapatır hem de süreceğimiz yağlıboyanın kumaş tarafından emilmesini önler. Astar olarak hem basit olarak plastik boya kullanılır (genelde beyaz renkte). İnceltilmiş plastik boya ile 2 ya da 3 kat tuali boyarız. Her boyama sonrasında yüzey ince zımpara ile zımparalanır. Son kat üzerine inceltilmiş bezir yağı çok ince bir kat olarak sürmek, kumaşın emiciliğinin azaltılmasında faydalıdır. Bezir yağının fazla sürülmesi akmaya neden olabilir. Bazı sanatçılar resme başlamadan önce bu astarlanan yüzeye beyaz yağlıboya ile bir kat geçiyorlar. Tual astarı için beyaz plastik boya ile tutkal karışımını sulandırarak ayran kıvamına getirip sürmek idealdir. Bu şekilde tualimiz resim yapmaya hazır hale getirilmiş olur.

Yağlıboya resmin yapıldığı zeminle ilgili oluşan gelişmeler ve tualin bulunuşu (daha önce ya duvara ya da ahşap üzerine resim yapılıyordu ve bu uygulamalar pek çok sorun oluşturuyordu) yağlıboya dışındaki teknikleri (tempera vs.) geride bırakmış, XVII.yy’da da tempera tekniği unutulmuştur. Tualin yüzey dokusu, boya vuruşlarını özümsemesi, büyük boyutlu ve geniş yüzey çalışmalarına rahatlık getirmesi, boyutlarına mukayeseyle çok hafif olması, taşınabilirliği bu özelliklerine bir de muhafaza edilebilir olmasını da ekleyince önemi daha da artmıştır. Ressamların atölye veya bir mekâna bağlanması zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. Dönemlerin genel özellikleri olduğu gibi sanatçıların da çeşitli tercihleri söz konusudur. Örneğin; XIX yy.’a kadar sanatçıların çalışmalarını, daha önce tual yüzeyine atmış oldukları koyu renk (genellikle kahverengi ve tonları) üzerine daha açık renkler girerek yapmaları gibi… Gelenekselleşmiş bu alışkanlık ancak empresyonizmin getirdiği yeni renk anlayışı ve resim sanatındaki köklü yeniliklerine kadar devam etmiştir. Beyaz tual zemini üzerine çalışmayı bu dönemden sonra görmeye başlarız.

Yağlıboya çeşitli yağlarla inceltilir, kitapçılarda hazır olarak satılır. Bolca fırçanız olması lazım, en azından değişik renkler için farklı fırçalar kullanın. Çalışmalarda renk temizliği, parlaklığı çok önemli… Boyaları palete sıkarken açıktan koyuya doğru bir düzen içinde sıkın. Çalışma şekilleri sanatçıdan sanatçıya çok değişir, fırça sürüşleri, spatül gibi araçlar, bezlerle silme, bıçakla kazıma vs.gibi çok çeşitli şekillerde değişik dokular elde edilebilir.

Palet

Yağlıboya resimde kullanılan boyalar “palet” denilen ince ve hafif, ceviz veya limon ağacından yapılmış bir yüzey üzerine sıralanırlar. Başka deyişle palet, boyaları sıkıp karıştıracağımız bir yüzeydir. En iyi paletler sert, parlak ve hafif olanlarıdır. Ceviz, limon, akaju veya kontrplağın seçilmeleri bundandır. Bu tahtalar yüzeyleri zımparalandıktan sonra ve yağlarla bazı işlemlere tabi tutulduktan sonra kullanmaya elverişli olurlar.  Paleti kullanırken boyaları açıktan koyuya doğru sıkarsanız daha iyi olur. Palet temizliğine de dikkat etmelisiniz, boyalar kuruduktan sonra çıkarması zor olabilir. Yağlıboya çalışanın paletine bakarak nasıl bir resim çıkacağını tahmin edebilirsiniz. Paletlerin biçimleri ve büyüklükleri ödevlerine göre değişik olur. Fakat esas olarak dikdörtgen ve oval biçimdedirler. Paletin bir kenarında başparmağın geçeceği büyüklükte bir delik vardır. Sol elin başparmağı bu delikten sokularak, palet güzelce kavranır ve paletin altında serbest kalan parmaklarla kullanılacak fırçalar tutulur. Palet kullanılacağı zaman önce üzeri haşhaş yağı ile ovularak toz ve kirlerden temizlendikten sonra boyalar üzerine dizilmeli ve karıştırılmalıdır. Yağlıboyada paletin temizliği pek önemlidir. Resim yapıldıktan sonra paletin ortasındaki boya artıkları terebentinli bezle iyice temizlenmeli ve sonra üzeri haşhaş yağı ile ovularak tozdan uzak bir yere kaldırılmalıdır.  Fakat bu ancak uzun günler çalışılmayacak zamanlarda yapılır. Palet temizliği terk edilecek olursa paletin ortasında kuruyup kalan boya artıklarının çıkarılması olanak dışı kalacak ve bu suretle palet işe yaramaz bir duruma düşecektir.

Yağlıboyayı inceltmek için çeşitli yağlar kullanılır. Keten tohumundan çıkarılan bezir yağı ve haşhaş tohumundan çıkarılan haşhaş yağı bunlardandır. Bu yağlar boyaları inceltirken boyayı da güçlendirirler, aşırı kullanılırsa istenmeyen bir parlaklık da olabiliyor. Kırtasiyecilerde plastik şişelerde inceltici yağlar bulunuyor. Haşhaş yağı bunların ideal olanıdır. Çoğu kez görmüşüzdür bazı amatörler boyaları, temizlemede kullanılan yağlar veya malzemelerle inceltir. Bu malzemeler boyayı çürütür, rengini değiştirir. Bunlar terebentin, tiner, gaz gibi malzemeler olabilir. Fırça temizleneceği zaman bu maddelere batırılıp bir bez yardımıyla üzerindeki boyadan arındırılır. Yanımızda kullanmadığımız kumaşlardan bolca bez bulunması iyi olur. Eğer çalışmamız bittiyse daima sabunlu suyla fırçaları yıkamak gerek. Ne kadar temizleyici malzemeye batırsanız da fırçada boyalar kalır, kullandıkça bu boyalar üst üste gelerek fırçayı doldurur, kullanılmaz hale getirir. Fırçayı temizledikten sonra bir de sabunla, el yıkar gibi sabunlayıp temizleyin; göreceksiniz fırçadan daha ne kadar boya çıkacak. Bunlar bizim için gerekli çünkü alım gücümüz sınırlı, resim malzemeleri de pahalı.

Fırçalar en iyi nasıl temizlenir?

Doğru kullanım ve iyi bir bakım bir fırçanın ömrünü önemli ölçüde arttırır. Özellikle kolay kuruyan boyalarla kullanımda (örneğin akrilik) fırça nemli tutulmalı ve düzenli olarak temizlenerek boyanın fırça üstünde kuruması engellenmelidir. Yağlı boyalarla kullanılan fırçalarda beyaz ispirto (white spirit) ile temizlenmeli ve yine boyanın fırça üstünde kurumasına engel olunmalı. Asla fırçanızı, özellikle yumuşak uçlu fırçanızı temizlik için kullandığınız solventin içinde bırakmayın. Fırçanız geri dönülmez biçimde zarar görebilir. Kullanımdan sonra fırçalar şöyle temizlenmelidir; Öncelikle fırça bir kumaş yardımıyla silinir. Özellikle yoğun boya kullanımından sonra fırçanın üzerinde kalan boya, kumaş yardımıyla metal kısımdan başlamak suretiyle fırçanın ucuna doğru sıkılarak temizlenmeli. Su ile inceltilebilen boyalarda fırça su ile temizlenmelidir.

Fırça temizliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi de, su ya da solvent kullanılan temizlik aşamalarında fırçanın solvent dolu kaba bastırılmadan temizlenmesidir.                                                                                                                                                                                           

Aksi takdirde özellikle yumuşak yapıya sahip fırça kılları metal aksamından itibaren kırılırlar.

Bütün bu işlemlerden sonra fırçanızda, kimyada “alkyd” denilen boya reçinesi kalacaktır, bu reçineyi temizlemek için beyaz ispirto kullanılmalıdır Daha sonra fırçanızı avuç içinde ev sabunu ya da sıvı sabun ile yine bastırmadan temizleyin ve tercihen ılık suyla köpüğünden arındırın.
Fırçanızı sallayarak fazla suyun atılmasının sağlayın ve yine elinizle fırçanıza orijinal seklini vererek fırça ucu yukarıya bakacak şekilde kurumaya bırakın.

Boya inceltme aşamasında “gode” denilen genelde çinko veya tenekeden yapılan küçük, silindirik kaplar vardır. İçine inceltici yağ konur, avantajı bu kutular iki haznelidir fırçayı yağa batırınca karışan boyalar dibe çöker. Bunların palete tutturulanları da piyasada bulunuyor.

Daha sonra tualimizi üzerine koyup resim yapacağımız sehpalar var, bunlara “şövale” deniyor. Bunlar çok çeşitli olarak satılıyor, sizin için hafif olanı, portatif olup yer kaplamayanı ve dışarıda resim için taşınması kolay olanı olmalı. Özelliklerine ve kalitesine göre fiyatları da değişir, durumunuza göre bir seçim yaparsınız, ama masa üzerinde yağlıboya çalışmak sağlıklı değil. Zaman zaman ileriye gidip çalışmanıza bakmanız gerekir.

Fırçalar, diğer tekniklerde olduğu gibi en önemli malzemelerdendir. Suluboya fırçalarında olduğu gibi çok çeşitli biçim ve kalitede fırça var. Yine en iyi olanları, en uzun dayananları samur fırçalar, tabi en pahalı olanları. Bunların da yuvarlak, yassı, yelpaze biçiminde olanları var; yağlıboya fırçaları daha çok yassı oluyorlar. Samur fırçalar yumuşak oldukları için fazla iz bırakmazlar, gökyüzü gibi konularda idealdirler. Bazı kişiler resim yaparken fırçanın izini isterler, bunlar için sert kıllı fırçalar iyidir. Değişik boyda fırçalarımız olmalı, ne kadar fırçamız olursa temiz bir resim yapma imkânı buluruz; her renk için ayrı fırça kullanmak iyi olur. Bir renk kullandınız temizle başka bir renk kullan pratik olmayan bir yol. Doğa veya insan resimlerinde bazı dokuları verebilmek için değişik fırçalar kullanmak gerekebilir.

Ispatula(spatula)

Metalden, çoğunlukla çelik malzemeden yapılmış, değişik şekillerde ince levhadır. Boyayı ezmeye, kazımaya, bazen de sürmeye yararlar. Bazı dokular, yüzeyler elde etmek için kullanılır. Bunların da çok değişik şekilde olanları vardır. Bazı ressamlar fırça yerine sadece spatula kullanarak resim yapmışlardır. Bu malzemeleri deneyerek, imkânlarını, kullanım alanlarını daha iyi anlayabilirsiniz. Bazen boya istemediğiniz bir biçim alırsa spatula ile kazıyabilirsiniz veya kazıyarak bir doku verebilirsiniz.

Yağlıboyalar

Yağlıboyalar, terebentin ile inceltilen, kapatıcı boyalardır. Farklı yağlarla karıştırılarak akışkanlıkları değiştirilebilir. Geç kuruma özelliğine sahiptir. Uzun süreli çalışmalar için uygundurlar. Yağlıboya; çok eski çağlardan beri bilinen bir boya türüdür. Ancak ilk kullanıldığı alan resimle pek bağlantılı olmamıştır. Gemilerin suyla temas eden alt kısmını boyamada kullanılıyordu. Resimde yağlıboyanın kullanılması çok geç dönemlerde gerçekleşmiştir. İlk çalışmalar toprak boya ile duvarlara işleniyordu Burada da farklı teknikler uygulanmaktaydı. Yaş ve kuru sıva üzerine tatbik etmek gibi… Boyanın duvara yapışmasını ve renk tonlamalarını sağlamak için uzunca bir dönem yumurta kullanılmıştır…
(genellikle yumurtanın sarısı kullanılmaktaydı). Yumurta karıştırılmış boya freskoya oranla daha ayrıntılı ve net sonuç vermekteydi. Geniş ton dağılımı sunabiliyordu. Ancak bu olumlu yönleri bazı aksayan yönlerini (renklerde matlaşma gibi) dengeleyemediğinden yağlıboya ile desteklenmeye başlanmış, bir süre sonra da yumurta boya kullanımı bırakılmıştır.

Ortaçağ ressamları resimlerini genellikle “tempera tekniği” ile yapıyorlardı. Bildiğimiz anlamda yağlıboya tekniği uygulamalarının ilk örnekleri XV.yy’a rastlar. Daha önceki dönemde yağlıboya ile ilgili bir takım geliştirilmiş teknikler ve üretilmiş bilgiler mevcuttu. Ancak Avrupa resminde yağlıboyayı ilk kullanılır hale getiren kişiler Van Eyck kardeşler olmuştur. Eyck kardeşler renkli tozları sikatifle ezerek elde ettiği boyayı ince bir teknikle kullanıp birçok başarılı uygulamalar yapmıştır.

Yağlıboya resim için kaliteli boya olması çok önemlidir. Boyama karışımı resmin kalitesini ve kalıcılığını etkiler, yağlıboya resimde boya ne kadar kalın sürülürse sürülsün kururken kabuk yapmamalı, buruşmamalıdır. Yağlıboyanın ışığa dayanaklılığı da önemlidir. Kullanılan toz boyaların iyi olması halinde boyalar solmaz. Piyasada satılan tüp yağlı boyalar üzerinde ışığa dayanıklılıklarını belirten işaretler konulmaktadır. Günümüzde boya fabrikaları, titiz çalışmalarıyla oldukça iyi resim boyaları yapmaktadırlar. Bu nedenle sanatçının boyasını kendisinin hazırlaması gibi bir sıkıntısı yoktur. Ucuz boyalarla da çok iyi resimler yapılabilir. Piyasadan boya alırken boyaların markalarından çok, boyanın içinde bulunan maddelere dikkat edilmelidir. Aynı türde boyaları birlikte kullanmak yapılacak resmin kalıcılığını uzatır. Beyaz boyalardan “kurşun beyazı” örtücü bir boyadır ancak, diğer boyalarla karıştırıldığında ve havayla temasında kararma yapar. Bu nedenle “çinko beyazı” kullanılmalıdır. Çinko beyazı, kurşun beyazı kadar kapatıcı olmamasına karşın, kararma yapmadığı için tercih edilen beyaz boyadır. Çevremizde gördüğümüz tüm renklerin (sarı, kırmızı ve mavi) üç ana rengin karışımlarından elde edilebileceğini düşünerek, boyaların satın alınması faydalı olur. Üç ana renkle ve bunların ara renkleri ile (turuncu, yeşil, mor) işe başlayarak paletteki renk çeşidini tecrübe arttıkça artırmak doğru olur.

Yeni malzemeler yeni imkânları da gündeme getirmiştir. XIX. yy’da boyada sağlanan gelişmeler, bilhassa tüp boyanın ortaya çıkışı, çalışma şartlarını daha da kolaylaştırarak bir devrim yapmıştır. Hızlı kuruyabilen ve kolay taşınabilen yeni boya imkânı, ressamları atölye dışına çıkmaları konusunda da cesaretlendirmiştir. Eskiden bulmakta zorlandığımız bu malzemeler birçok kırtasiyede değişik kalitelerde ve özelliklerde bulunuyor. Değişik markalar var, Amerikan, Fransız, Hollanda malı boyalar çoğunlukta. Son yıllarda bir de Çin bu piyasanın içine girdi. Çin mallarının ne kadar dayanıklı ve kaliteli olduklarını bilinmez ama takım halinde amatörler için satılıyor. Eğer çalışmanız sergilenecekse, kalıcı olmasını, renklerin daha sonra özelliklerini kaybetmesini istemiyorsanız boya alırken titiz davranmalısınız. Resim malzemelerini alacağınız yeri bazen tesadüf, bazen arkadaş tavsiyesi bazen de deneyerek bulursunuz. Güvenilir, fiyatları uygun, bol çeşit bulunduran bir yeri seçip malzemenizi alınız.

Renklerin birçoğunu temel renklerle karıştırıp bulabiliriz, bunun için mavi, kırmızı ve sarı bir renk yeter. Ama bazı renkler vardır ve biz bu renkleri karıştırarak bulamayız. Onları hazır olarak almamız gerekir. Mesela Kızılderili kırmızısı doğada hazır olarak bulunur. Her renk boyanın yanında + işaretleri ile kodları vardır, boya bitip aynısını alacağınız zaman bu koda göre alırsınız. Yağlıboya çalışmalarında beyaz çokça kullanılır, ya büyük boy olarak alırsınız ya da bir kaç tane bulundurursunuz.

Yağlıboya Yapımı

Yağlıboya yapımı çok zor değildir. Sorun, pigmenti (yani toz halindeki boya maddesini) bezir yağı içinde sulandırmak ve mermer bir yüzey üzerinde ezmektir. Eski büyük ustalar için güç olan şey saf ve kaliteli ürünler bulmak ve renk sabitliği, sertlik, dayanıklılık açısından güvenilebilir bir boya formülünü keşfetmekti. Her sanatçının kendi formülleri vardır. Leonardo da Vinci, çeşitli yağlar denerken, Dürer fıstık yağını kömür filtresinden geçiriyor; Tiziano lavanta çiçeği esansı ve güneşte rengi açılmış haşhaş yağı; Rubens kopal reçinesi, haşhaş yağı ve lavanta çiçeği esansı kullanıyordu. Bunlar gibi birçok yöntem büyük ustaların çalışmalarında kendi özelliklerini katıyordu. Bu işlemler on dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar sürdü. Endüstri devriminin sonunda ilk boya fabrikalarını da ortaya çıkardı. Bunların bazıları deneyimsizlik nedeniyle çok kötü nitelikli boya ve renkler yaptılar. Bu yeni tüp boyaları ilk kullanan Empresyonist ressamların çalışmalarında lekeler, giderek değişen renkler, sarıya dönüşen beyazlar, yeşillenen maviler, siyahlaşan kahverengiler, siyenalar vb. görülür. Bu çeşit felaketler, geleneksel boya yapımı yöntemlerine dönmeyi haklı çıkarabilirdi. Ama bir ölçüde bu talihsiz olayların da bir sonucu olarak çağdaş boya yapımcıları ürünlerinin kalitesini giderek yükselttiler ve eski büyük ustaların kullandığı hammaddelerden de daha kalitelisini kullandılar. Böylece sorun çözüldü. Günümüzde önde gelen marka boyalar, endüstri imalat yöntemleri ile üretilmektedir. Yapılan işlemler, geleneksel boya yapımında kullanılan yöntemlerle aynıdır. Toz pigment bezir yağı ile karıştırılır. Özel makinelerle ezilerek macun haline getirilip, tüplere doldurulur. Resim malzemesi sanat dükkânlarda ve bazı kırtasiyelerde satılır.

Fırçalar

Boyaları palet üzerinde karıştırma ve bu karışımı tual üzerine sürme işi fırçalar aracılığı ile oluşur. Yağlıboyada kullanılan fırçalar biçim ve türlerine göre iki bölüme ayrılırlar;

a) Biçimlerine göre: 

1-) Ucu sivri olan fırçalar 

2-) Ucu yassı olan fırçalar

3-) Ucu toparlak olan fırçalar

Bunların kullanılışları tabloda yapılması arzu edilen işe göre değişir. 

b) Kılların cinsine göre:

1-) Domuzun yumuşak kıllarından yapılmış sert fırçalar.

2-) Soğuk memleketlerde yaşayan yumuşak tüylü sansar tüylerinden veya göl kenarlarında yaşayan samur hayvanlarının tüylerinden yapılmış yumuşak fırçalar. 

Bıçak ve Gratuar

Ressamlar, boyalarını ezmek veya tuale sürülmüş fazla boyaları kazımak için  madenden yapılmış bıçak biçiminde gereçler kullanırlar. Bunlardan birisi mala biçimindedir. Tuale yanlış konulmuş bir boya rengini oradan kazımak ve çıkartmak için bıçak gibi kullanılır. Eski ressamlar boyaları doğrudan doğruya tuale, bunları fırça gibi kullanarak sürerlerdi. İki ucu da keskin olan bu araca resim dilinde “gratuar” denir.  Diğeri bıçak biçimindedir ki renkli toz boyaları yağda ezerek macun haline getirmek ve palet üzerindeki boyaları birbirine karıştırmak için kullanılır. 

Çizgiler

Çizginin 3 tipi vardır: Düz çizgi, yuvarlak (oval) çizgi, spiral çizgi. Bir sanat eserinde bu çizgilerin uyumları, ahenkleri plastik bilgilerle uygulanır. Doğanın kendisi ve yapay eşyaların çoğu daire, oval, üçgen, kare biçimlerden oluşurlar. Sanatın her dalında meydana getirilen eserler en güzel, en ahenkli ve hareketi taşıyan, ritim sağlayan eğri çizgilerdir. Kullanımları zor, fakat estetik zevklerine doyulmaz. Her çizgi kalın veya ince, çift veya paralel, eğri veya kırık çizgiler tekrar edilerek birtakım güzel biçimler yapılır. Bu çizgilerle dekoratif birçok değişik biçimler gösterilir.

Kroki ve Desen

Krokiler daima bir formun aslına uygun olmak, görünümünü sağlamak için yapılır. Çizgiler arasında biçim belirince konturlar sağlam bir desenle sona erdirilir. Desenin değişik türleri: Gözlem deseni, Bellek deseni, Hayal deseni, Perspektif desen, Sanat deseni, Dekorasyon deseni, Dokümanter desen olarak adlandırılır. Desen:

1.İfade için doğal bir araçtır.

2.İçgüdünün ifadesidir.

3.Bir tekniktir.

4.Bir sanattır.

Soyut bir kompozisyon, bir sürahinin, bir portrenin gerçek temel formunu bulmak için kroki araştırmaları yapılır. Bu çizgiler çabası her ressam tarafından zevkle yapılır. Buna “doğru, gerçek, sanatsal biçimi bulma uğraşı” denir.

Objelerin Aksı

Eşya, bitki, hayvan, insan gibi varlıklar doğa yapılışlarına göre bir veya birden fazla simetrik aksları vardır. Ressamlar denge, ahenk, sağlamlık sağlamak için çizimde ve objede dengeyi sağlayan simetrik aksları araştırmıştır. Objelerin akslarının iki tarafındaki karşılıklı parçalar eşit olur. Bazen birbirine ne benzer ne de denk olur. Buna “asimetrik aks görüntüsü” denir. Ama genelde ressam aksın diğer tarafına biçimler, lekeler, uzatmalar ekleyerek simetrik aksın dengesini sağlar.

Ölçü Nasıl Alınır?

Bir objenin resmi çizilirken önce aksı araştırılır. Eşyaların uzunlukları, genişlikleri arasındaki farkları kalemle araştırarak aks üzerinde işaretlenir.

Peyzaj nedir?

Peyzaj bir noktadan bakıldığında görüş çerçevesi içine girebilen doğal ve kültürel varlıkların bir arada meydana getirdikleri görünüştür. Dilimize Fransızcadan yerleşmiştir. Böyle bakılınca, içinde yaşadığımız dünya, kaldırım taşından çocuk parkına, doğa yürüyüşü yaptığımız dere kenarına, bir müzenin bahçesindeki eserlerin yerleştirilişine, çok katlı bir binanın çevre düzenlemesine, evimizin bahçesi ve rengine kadar hissettiklerimizin gördüklerimize bir yansıması anlamına geliyor. Çevre düzenlemesi, peyzaj mimarlığının ilgi alanı içindedir. Ressamların yaptığı doğa görünümleri de peyzaj olarak adlandırılır.

Peyzaj mimarlığı nedir?

Doğa, planlama ve tasarım kavramlarını sistematik bir yapı içinde inceleyen peyzaj mimarlığı; sanat, bilim, mühendislik ve teknolojiyi bir araya getirerek alan tasarımı, planlaması ve yönetimi ile uğraşan bir meslek disiplinidir. Dünyada yaklaşık bir yüzyıldan daha uzun süredir peyzaj mimarları çevreyi şekillendirmektedir. Peyzaj mimarları parklar, bahçeler, turizm ve dinlenme alanları, üniversite yerleşkeleri, yerleşim alanları, ticari merkezler ve kamu yapıları ile ilgili yer seçimi yapar, gerek lokal ve gerekse bölgesel ölçekte alan kullanım kararları üretirler. Aynı zamanda sulak alanlar, akarsu koridorları, maden ocakları, katı atık depolama alanları, ormanlar gibi insanlar tarafından tahrip edilmiş veya edilmekte olan alanların sürdürülebilirliği ve onarımı için planlama yaparlar.

Peyzaj teknikerliği nedir?

Peyzaj teknikerleri, tıpkı peyzajistler gibi bahçe düzenlenmesi ve onarımında çalışır. Park ve bahçeleri düzenler gerekli yerlere mevsimlerine göre süs bitkileri seçer, bunlarla ilgilenir ve dikimi, gübrelenmesi, sulanması gibi temel ihtiyaçlarını yapar. Peyzaj teknikerleri, çizim araçları, tesviye araçları, bilgisayar gibi malzemeler kullanır.

Peyzaj türleri nelerdir?

1- Gökyüzü veya Bulut Peyzajları: Bulutları, hava veya atmosfer durumlarını betimleyen resimlerdir. 2- Mehtap Peyzajları: Gece, ay ışığıyla aydınlanan manzara ve gece ortamlarını betimleyen resimlerdir.

3- Deniz Peyzajları: Okyanus, deniz ve kıyı manzaralarını betimleyen resimler.

4- Nehir Peyzajları: Nehir kıyısı ya da nehir boyunca konumlanan nesneleri ve ortamları betimleyen resimlerdir.

5- Kent Peyzajları: Genellikle kuşbakışı ya da yüksek bir noktadan kent görünümlerini betimleyen resimlerdir.

6- Kuşbakışı Peyzajlar: Özellikle kuşbakışı (uçak ve diğer hava araçlarından görüntülenen) manzaraları betimleyen resimlerdir.

Peyzaj için AutoCAD’in önemi nedir?

AutoCAD birçok sektör için olduğu gibi, peyzajda da mutlaka bilinmesi ve kullanılması gerekir. Yapılacak peyzaj işlerinin, yerleşim projelendirme işlemleri ve planının çıkarılması, alan ve uzunluk gibi çeşitli hesaplama işlerinin yapılması gibi pek çok amaçla AutoCAD çizimleri gerekmektedir.

Tablo asmada nelere dikkat edilir?

Benzer tabloları bir arada sergileyin! Bu tip bir düzenlemede simetri kurmak anahtar yöntemdir. Kalabalık ve karmaşık bir görüntüyü engellemek istiyorsanız aynı tarz ve boyutlardaki ya da aynı ressama ait tabloları bir araya getirin ve yatay ya da dikey asın. Tablo asmak için rayınız varsa muntazam bir düzenleme için zincir ya da kalın bir kurdele kullanabilirsiniz. Duvarın rengi de önemlidir. Duvarda, tablolara ışığı en iyi yansıtacak renkleri tercih edin. Pastel tonlar, resim ve fotoğrafları ortaya çıkarmak için idealdir.  

Püf Noktaları

Duvarınız yeterince geniş değilse asacağınız tabloların sayısının altı ya da sekizi geçmemesine dikkat edin. Tablolara eşit miktarda ışık verebilmek için spot ya da tavandan aydınlatma kullanın. Özel günlerde kullanmak üzere abajur ya da masa lambalarını yakınınızda bulundurabilirsiniz. Tablolarınızı simetrik uyguladığınızda mobilya ve aksesuarlarınızı da benzer bir şekilde düzenleyebilirsiniz.  

Zincirle Alternatif

Kurdele, kalın ip, sicim gibi malzemeler mekâna ayrı bir şıklık ve hava katacaktır. Zincire astığınız tabloları kurdele ve renkli ip gibi dekoratif malzemelerle süsleyebilirsiniz.  Siyah beyaz tabloları yan yana kullanın. Fotoğraflarınızı sergilerken resimlerinizi asmak için kullandığınız yöntemi denemekten kaçının. Aynı boyutlarda ve renklerde olanları gruplayın, simetrik bir düzen oluşturmaya çalışın. Fotoğraflarınızı asarken çivi kullanmanız sade ve düzenli bir görünümde etkili olacaktır. İç mekânlarda şıklık  için böylesi bir düzenleme son derece etkilidir. Ayrıca fotoğraflardaki siyah-beyaz kontrast paralelliğini beyaz duvara siyah çerçeveler asarak yakalayabilir, zıtlık içinde bir düzen oluşturabilirsiniz.

Büyük Tabloları Asmak

Oturma odanıza asacağınız bir tablo mükemmel bir odak noktası haline gelebilir, aynı zamanda mekânın geri kalan bölümünün dekorasyonunda size ilham kaynağı oluşturabilir. Büyük tabloları asarken dikkat edilmesi gereken ilk şey; tablonun etrafında nefes alabileceği kadar geniş bir alanın olmasıdır. Ayrıca tablo etrafına asılan aplik veya dekoratif objelerin de kalabalık olmamasına özen gösterilmeli. Seçtiğiniz tablo oldukça büyükse ve mekânın odak noktası haline geliyorsa, genele hâkim çizgi ve renklerle uyumlu olmalıdır. Bütünselliği yakalamak için en iyi yöntem mekânda olan renklerin birkaç ton açık ya da koyu olanlarını tabloda tercih etmektir.  

Bir Tabloyu Odak Noktası Haline Getirmenin Püf Noktaları

Duvardaki diğer fotoğraf ya da resim benzeri objeleri kaldırın. Mobilya ve döşemelerinizin çok süslü olmasından kaçının. Bu, kalabalık bir görüntü veren tablonun karmaşada kaybolmasına sebep olur. Mekânın renklerini tamamlamayan bir tabloyu kullanmakta ısrarcı olmayın. O tabloyu evinizin farklı bir odasında da sergileyebilirsiniz. Ya da tablonun renklerini tamamlayan aksesuarlarla bütünsellik katabilirsiniz.  

Çerçeveler Nasıl Ölçülmeli ve Konumlandırılmalı?

Beyaz kâğıt üzerine çerçevenin ölçülerini çizip, çıkardığınız profili kesin. Maskeleme bandı kullanarak profilleri duvara yapıştırın. Hoşunuza giden düzenlemeyi elde edene kadar profillerle değişik düzenlemeler deneyebilirsiniz. Simetri ve düzeni seviyorsanız her bir profil arasındaki mesafe ölçülerine de dikkat etmelisiniz. Asmak istediğiniz çerçevelerin tepe noktası ile kancası arasındaki mesafeyi ölçün, çıkardığınız profile işaretleyin. İşaretlediğiniz yerden çivi kullanarak çerçevelerinizi asabilirsiniz.  Rafları Değerlendirin! Kolay ve çabuk bir yöntem isteyenlerdenseniz evinizdeki rafları, tablo, resim ya da fotoğrafları sergilemek için kullanabilirsiniz. Böylece duvarınıza çivi ya da vida monte etmenize de gerek kalmaz. Aile fotoğrafları, çerçeveli ya da çerçevesiz resimler raflarda sergilenmek için idealdir. Çalışma alanınızda da böyle bir köşeyi rahatlıkla hazırlayabilirsiniz.

Asimetrik Düzenleme İçin Püf Noktaları

Bu tip düzenlemeler için ideal yerler; köşe, kenar sehpa ya da masa üstleridir. Antikacı ve eskicilerde ilginç çerçeveler bulabilir, koleksiyonunuzun çeşitliliğini arttırabilirsiniz. Ayrıca böyle bir koleksiyonu aynalar, metal, deri, oyma ve kakmalı çerçevelerle tamamlayabilirsiniz. Tablolarınızı asarken pratik olmayı unutmayın. Kolayca ulaşabileceğiniz ve tozlarını kolaylıkla alabileceğiniz yükseklikte olmalarına özen gösterin.  Kontrast için ayna kullanın! Tablo ya da çerçevelerle yaptığınız bir kompozisyona ayna ekleyerek dekoratif bir şıklık verirken ışığı da daha iyi yansıtabilirsiniz. Kapıların üzerindeki atıl alanları kullanın Kapı pervazının hizasına bir grup tabloyu asabilir, kullanmadığınız bu boşluğa hareket ve renk katabilirsiniz.  

Modern Bir Sergiye Ne Dersiniz?

Havlularınız, kabanlarınız ya da tavalarınız için kullandığınız bir askıyı tablo askısına dönüştürmeye ne dersiniz. Farklı boyut ve renklerdeki tablo ve fotoğraflara ip, zincir ya da sicim geçirerek asın.

Evinizdeki Tablonun Değerli Olup Olmadığını Nasıl Anlayabilirsiniz?

  1. Ekspertiz yaptırabilirsiniz.
  2. Yapan sanatçının akademik kariyeri, açtığı sergiler araştırılmalıdır.
  3. Eğer oryantalist bir esere sahipseniz, ilgili sanatçının Türkiye’de çalışmalarda bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
  4. Türk resim piyasasında genellikle önem sıralaması şu şekildedir, Peyzaj (Manzara) Resimleri > Natürmort Resimler > Portre Resimler
  5. Diğer bir değerlendirme noktası, Yağlıboya Resimler > Suluboya Resimler > Karakalem Resimler şeklindedir. 

Hangi Tablolara Çerçeve Yaptırmalıyım?

Son yıllarda Avrupa’daki dekorasyon akımına göre, modern hatlar için çerçeve kullanımı her geçen yıl azalmaktadır.Bu modern akımı takip eden “tablocu.com” uzman kadrosu genellikle  modern – sade hatlarda sergilenebilecek yağlıboya eserleri temin etmekte ve ülkemize getirmektedir. Bu anlamda “tablocu.com”daki tüm eserleri sade, bir başka deyişle çıta- iskelet ile kullanabilirsiniz. Ancak çerçeve kullanımı bir kişisel zevktir ve her eseri çerçeveletebilirsiniz. Örneğin klasik bir dekorasyonuz var ise ve bir peyzaj (doğa) çalışmasının sahibi iseniz, iyi bir varak çerçeve ile eseri sergilemeniz şık durabilir. Ancak modern bir dekorasyonunuz var ise ve bir soyut yağlıboya tabloya sahipseniz, çerçeve yaptırmayarak eserinizi sergilemeniz dekorasyonunuzu tamamlayabilir. Diğer bir yönden dekorasyonunuz izin vermese bile parçalı yağlıboya tablolar için bütünlüğün ve görüntünün bozulmaması için çerçeve yaptırılmaması daha uygun olacaktır.

Bu durumlar ışığında; tamamıyla kişisel ve görsel bir zevk olan çerçeve kullanımı kişiden kişiye farklılık göstermektedir, bizlerin genel tavsiyesi; tüm eserleri çerçevesiz - modern hatlarda sergileyebilirsiniz ancak öneriden çok kişisel zevkinize göre karar vermeniz doğru olacaktır.

Çerçeve Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Yağlıboya Tablolarda Paspartu Kullanımı

Çerçeve yaptırmaya karar verdiyseniz bu konuda ki tavsiyelerimiz;  genellikle yağlıboya tablolarda cam ve kâğıt paspartu kullanımı önerilmez. Çerçeve-profil paspartu kullanımı önerilebilir. Yağlıboya tablolar için çerçeve yapımı sırasında profil paspartu kullanmanızı öneririz. Böylelikle resim ve çerçeve arasında dengeli bir geçiş sağlanır, çerçeve veya resmin ayrı ayrı görselliği sağlanır. Paspartu için açık renk tavsiyemizdir. Renkli paspartu seçerseniz çerçeve ile uyumlu olmasına önemle dikkat ediniz ancak yağlıboya eserlerde renkli paspartunun yaygın olarak kullanılmadığını hatırlatmak isteriz.

Çerçeve Kalınlığı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

“Resim küçük, ince bir çerçeve seçmeliyim” diye düşünmeyiniz. Küçük bir tabloya kalın bir çerçeve ile  derinlik katabilirsiniz. Ya da büyük bir tabloya ince bir çerçeve seçerek sadelik sağlayabilirsiniz. Çerçeve kalınlığının seçimi kişisel bir zevk olup, ne tip bir esere sahip olduğunuz (derinlik..vb) önemli bir unsurdur. İki tip çerçeve çeşidi vardır, birincisi ahşap (el yapımı) ikincisi lamine (plastik). Son yıllarda lamine çerçeveler fiyat durumun uygunluğu ve bununla birlikte ahşaba benzerliğinin artmasından ötürü sıkça tercih edilmektedir.

Kaynak

           http://www.unutulmussanatlar.com            

ve Lütfi Bayrak
Niğde AGSL Resim Öğretmeni

 
ISTANBUL
Reklam
 
 
CURRENT MOON
 
 
 
 
Bugün 17 ziyaretçi (29 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=