Heybecilik-Zembilcilik

Heybecilik-Zembilcilik

 

Heybecilik

Heybe, kıl, yün ve kendir lifinden dokunan, içine çeşitli şeyler koyarak eşya taşımaya yarayan iki gözlü dokuma çanta olarak adlandırılabilecek geleneksel bir eşyadır.  Heybe, omuza veya at, eşek, bazı bölgelerde de öküz sırtına konabilecek şekilde dokunan geleneksel bir çantadır.  Binek hayvanının eyeri üzerine, insan boynuna geçirilmeye  ya da omuzda taşınmaya uygun olarak tasarlanmış bir yapısı vardır.  İçine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba olarak da tarif edilebilecek birbirine bağlanan çiftli çanta; desenli, motifli veya düz şekilli dokuma torbadır.

Heybelerin  sapı omuza geçirilebilen tek gözlü türleri de yapılmıştır. Yapılışı yönünden hem binek hayvanlarının semerlerine takılarak hayvanın her iki yanında dengeli bir şekilde durmasını sağlayacak;  hem de iki gözüne bir şeyler koyacak şekilde tasarlanmışlardır. Köy kültürünün ve yaşamının ortaya çıkarttığı ihtiyaçların bir ürünü olarak oluşan heybe bir yerden bir yere giderken yolcunun ihtiyaç duyacağı öteberiyi taşımak gereğinden ortaya çıkmıştır. Heybenin iki gözü arasındaki kısmın ortası ekseriyetle yarık olur. At, merkep veya katırın sırtındaki eyerin kayışına takılıp, iki gözü yanlardan aşağı sarkıtılarak dengeli durması sağlanır. Omuz heybeleri ise daha küçük olup, delik kısmından boyuna geçirilir.

Heybe daha çok köylerde kullanılmış, hâlâ da bazı köylerimizde kullanımı devam eden bir ev gerecidir. Heybe bir gözü arkada bir gözü önde veya her iki gözü hayvanın iki tarafında dengede duracak şekilde hazırlanmış bir tasarımı bulunur. Heybeye  tarlaya, bağa, bahçeye giderken, yiyecek ve içecekler konduğu gibi küçük eşyalar da konur. Pazardan alınan yiyecekler de heybeye konarak taşınır. 

Yine bugün kaybolmaya ve unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımız arasındadırlar. Heybecilik (cecim), kuşak ve kuşak bağı, kilimcilikte kullanılan tezgâh ve tekniklerin benzeri ile yapılmakta idi. Cecim genellikle yüklerin taşınmasında ambalaj olarak, kışlık yiyeceklerin kurutulmasıyla sergi olarak, yün çırpılması ve kurutulmasında da sergi olarak ayrıca sofa ve avlularda sergi olarak kullanılmaktadır. Geleneksel heybeler kilim ve halı desenleri ve kilim dokuma teknikleri ile elde dokunan eşyalardır. Kilimlerde kullanılan motiflerin bazıları  heybelerin üzerinde bulunmaktadır. İçerisine eşya konulan torba kısımları düz dokuma ile dokunan bağlantı bölümüyle birbirine bağlanır. İçine eşya konulan torba şeklindeki bölümlerin yüzeyleri renkli ipler ve kilim desenleri ile kilim ve yastıklarda kullanılan motiflerle işlenmiştir. Torbaları birbirine bağlayan bağlantı dokuma kısmının tam ortası boyna veya semer çıkıntılarına geçebilecek şekilde yarık olarak yapılmıştır.  Bu yarık her iki torbalık veya hurçluk kısımlarını dengede tutacak biçimde ve tam ortada yer alır.

Heybelerin kenarları püsküllü renkli ipliklerle süslenmiş olabilir. Hatta bazı heybelerin püskülleri boncuklarla da tezyin edilmiş olabilmektedir. Köy yaşantısının bir zamanlar vazgeçilmez aksesuarı olan heybeler gündelik taşıma işine uygun bir araç gereç olarak kullanılsa bile  kadınlarımız tarafından bir çeşit sanat eseri, dokuma sanatı olarak kullanılmıştır. Heybelerde kullanılan dokuma teknikleri kilimlerde kullanılan tekniklerin aynısıdır. Fakat heybelerin yapımında kullanılan araç ve gereçler kilim yapımında kullanılan araç  ve gereçlerin minyatürleridir. Göçerlik ve köy yaşamının bir zamanlardaki en önemli eşyalarından biri olan heybe at, deve, eşek, katır vb hayvanların sırtlarına yüklenebilecek veya insanların da taşıyabileceği şekillerde ve ebatlarda yapılırdı. 

Heybelerin üzerine dokunan motifler genellikle iri boyutlu geleneksel kilim motifleri olurdu. Hayvanlar ve develer üzerine konulacak şekilde yapılmış olan heybeler daha büyük ebatlarda üretilirken eşek, at ve katırlar için üretilen heybelerin bağlantı kesimi daha uzun yapılır ve orta boyda imal edilirdi. Heybelerin gözlerinin yüzüne halı ve kilim motifleri  dokunmaktadır. Heybelerde kullanılan  motifler  daha ziyade uzaktan da seçilebilecek büyük ebatlı motiflerdir. Dokuma yastıklarda tercih edilen motifler ile heybelerde tercih edilen motifler birbirlerine çok benzer.

Heybelerin hepsi bu motiflerle süslenmiş olarak dokunmayabilir. Bazıları sadece düz dokuma şeklinde de olabilir.  Buna rağmen Anadolu heybelerinin çok büyük bir kısmı süslü, desenli ve motiflidir. Heybelerin kenarları ara ara bağcıklar ve püsküllerle süslenir. Hatta bazı heybelerin püskülleri üzerinde boncuklar da işlenmiştir. Bu boncuklar genellikle nazar boncuklarıdır.  Bu boncuklar  heybeyi taşıyan hayvanı, insanları veya aileyi nazardan korumaya yöneliktir.   Heybelerin ağızları bağcıklarla kilitli olanları da vardır.

Heybelerin üzerine dokunan motiflerin ilettiği mesajlar da vardır.  Dokumalardaki motifler evlilik, gelinlik, hamilelik, bereket, mutluluk, yas gibi mesajlar vermektedir. Bu mesajlar heybelerin dokunduğu zamandaki dokuyan genç kadın veya kızın içinde bulunduğu durumları ortaya koymaktadır. İnsanların kullanımı için düşünülen heybeler tek gözlü boyuna geçirilebilecek  şekilde veya çift gözlü daha küçük ebatlı boyuna geçirilebilecek veya omuzda taşınmaya uygun olarak imal edilirdi. Ne şekilde veya ne amaçla yapılırsa yapılsın heybeler  geleneksel dokuma kültürümüzün tüm renklerin ve desenlerin üzerinde saklayan kültür hazineleriydi. Modern yaşamda kullanımdan düşen heybeler bu gün için otelleri, motelleri, müzeleri, şark odalarını süsleyen nostaljik bir meta olarak kalmıştır.

Zembilcilik

Günümüzde var olan mesleklerin çoğu geçmiş zamanlarda yoktu ya da var olan meslekler  zamanın verdiği imkânlara göre daha değişik şekillerde uygulanabiliyorlardı. Aslında bu durumun temel nedeni gelişen teknolojinin sunduğu imkânlardan dolayıdır. Zamanında var olan ve günümüzde sanayileşmenin getirdiği etkiler nedeniyle yok olmak üzere olan bir meslek “zembilcilik”.

Zembil Nedir?

Hasırdan ya da sazdan örülerek yapılmış kulplu torbaya “zembil” denir. Ana maddesi kındıra ve mısır yeleği olan zembilden çanta, sepet, terlik, ekmeklik, yemek altlığı, vazo, kalemlik hatta tabure dahi üretiliyor. Selçukluların ve Osmanlıların günlük hayatında zembil eşyaları büyük önem taşırdı. Sanayileşmenin gelişmesiyle birlikte zembil eşyaların günlük hayat içindeki önemi büyük ölçüde yok olmuştur. Bugün zembil eşyaları, daha çok kentlerin varoşlarında ve kırsal kesimde üretilmekte ve kullanılmaktadır.

Zembilcilik Mesleği

Zembil eşyaları yapan kişinin mesleğine “zembilcilik” denilmektedir. Eskiden zembilciler çarşılarda hasırdan gereçlerini yapıp satarlarmış. Hasırdan, sazdan vs. zembil, ip, şilif vb. şeyler yapan zembilciler bu yaptıklarını çarşılarda satardı. Sanayileşme ile birlikte günümüzde zembilcilik mesleği de kaybolmak üzeredir.

 

Kaynaklar

http://www.renklinot.com
http://www.unutulmussanatlar.com

 

 
ISTANBUL
Reklam
 
 
 
 
 
 
Bugün 59 ziyaretçi (88 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=